Kadınlar Birlikte Güçlü platformu, Flormar işçileri ile kadın dayanışmasını büyütmek için uluslararası sendikaların kadın birimlerine mektup yolladı.

İçerisinde çeşitli memur ve işçi sendikalarının kadın birimleri temsilcilerinin de bulunduğu Kadınlar Birlikte Güçlü platformu, uluslararası sendikaların kadın birimlerine DİSK, KESK, Birleşik Metal İş, Deriteks ve Petrol-İş sendikaları aracılığıyla gönderdiği mektupla 200 günü aşkın süredir eylem yapan Flormar işçileriyle dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı.

Flormar’ın Petrol-İş Sendikası’na üye oldukları için çoğu kadın 132 işçiyi işten attığı, işçilerin de direnişe başladığı belirtilen açıklamada, “Flormar çalışanı kadın işçiler, ücretlerin düşük olduğunu, yıllarca çalışmalarına rağmen eşit ve eşdeğer işe eşit ücret alamadıklarını, çalışırken sözlü taciz, hakaret, aşağılama, başta olmak üzere ciddi işyeri şiddet türleri ve mobbinge maruz kaldıklarını, işyerinde kadın işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu paylaşıyorlar” ifadelerine yer verildi.

Uluslararası sendikalara gönderilen mektup şöyle:

İŞÇİLERİN CEVABI DİRENİŞ OLDU: Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren FLORMAR firması (Koşan Kozmetik), mayıs ayı içinde sendikaya üye oldukları için çoğunluğu kadın 120 işçiyi işten çıkardı. Ardından direnen işçilere destek veren 12 işçinin de atılması ile toplam 132’ye ulaşan işçilerin bu saldırıya cevabı direniş oldu. 15 Mayıs 2018’de başlayan fabrika önündeki direniş, işçilerin halayları, sloganları, dik duruşu ulusal ve uluslararası dayanışma ile devam ediyor.

PETROL-İŞ SENDİKASI’NA ÜYE OLDUKLARINDA İŞTEN ATILIYORLAR: Toplumsal cinsiyet eşitliğine önem vermekle övünen hatta bu alanda ödüller veren Koşan Kozmetik’in yüzde 51 hisselerine sahip olan GroupoRocher, yüzde 80’i kadın olan işçilerin sendikalaşma nedeniyle işten çıkarılmasını önce “bizim firmamızla ilgili değil” diyerek geçiştirdi, ardından yaptığı paylaşımla “Koşan Kozmetik’e olan güvenlerinin tam olduğundan” bahsetti. Yani firmanın arkasında durarak bu hukuksuzluğun ortağı oldu! Flormar çalışanı kadın işçiler, ücretlerin düşük olduğunu, yıllarca çalışmalarına rağmen eşit ve eşdeğer işe eşit ücret alamadıklarını, çalışırken sözlü taciz, hakaret, aşağılama, başta olmak üzere ciddi işyeri şiddet türleri ve mobbinge maruz kaldıklarını, iş yerinde kadın işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu paylaşıyorlar. Bu koşulların düzeltilebilmesi için yasalardan kaynaklanan sendikalaşma haklarını kullanarak Petrol-İş Sendikası’na üye olduklarında da işten atılıyorlar.

DİNLENME ALANI METAL PLAKALARLA KAPATILDI: Sendikaya üye olmak, gerek ulusal gerek uluslararası sözleşmelerle tanımı net bir haktır; Anayasa’nın 51. Maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 23, 6356 sayılı Sendikalar Kanunu Madde 31, 87 Sayılı ILO Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı Madde 5, sendikalaşma hakkını açıkça bildirmektedir. Buna bağlı olarak Koşan Kozmetik suç işlemektedir. Fabrika önünde direniş devam ederken fabrika yönetimi, direnen işçiler ile çalışmaya devam eden işçilerin birbirine olan desteğini kesmek için fabrika duvarlarına önce dikenli teller yaptı, sonra duvarları yükseltti, en son da çalışan işçilerin dinlenme alanını metal plakalarla kapattı.

KAYMAKAMLIK SOBA YAKMALARINI YASAKLADI: Direnişin 84’üncü gününde fabrika yönetiminin talebiyle polis geldi ve önce pankartın indirilmesi istendi ardından işçilerin yolun karşısına geçmesi talep edildi. 106’ncı günde Valilik emri ile direnen işçilerin ses aracı yasaklandı. En son 197’nci günde de Gebze Kaymakamlığı, işçilerin direniş alanında soba yakmasını, çadır kurmasını ve ses aracından müzik çalmasını yasakladı. Sendikalaştıkları için işten çıkarılan işçi kadınlara işveren ve devlet kaynaklı bu şiddeti, işyeri şiddetinin davamı olarak görüyoruz. Bilindiği gibi ILO, uluslararası sendikaların önerisiyle işyerinde toplumsal cinsiyet temelli şiddeti gündemine aldı, tavsiye kararının ötesinde bu konuda yasal bağlayıcılığı olan bir sözleşme oluşturmayı tartışıyor.

FLORMAR DİRENİŞÇİSİ KADINLARA YÖNELİK ŞİDDETİN KINANMASI ELZEMDİR: İşçilerin üye olduğu Petrol-İş Sendikası’nın küresel örgütü olan INDUSTRIALL de Kadına Yönelik Şiddet ve Tacize hem işyerlerimizde hem sendikamızda “Hayır” isimli bir taahhütname hazırlayarak üye sendikaların onayına sunarak bu konuda işyerlerinde ve sendikalarda, şiddet ortadan kalkıncaya kadar etkinlikler düzenleyeceği sözünü verdi. İşçilerin örgütlendiği Petrol-İş’in de aralarında olduğu Türkiye’de üye sendikaların bir kısmı bu taahhütnameyi imzaladı. Kadına yönelik şiddetin uluslararası sendikal hareket içinde de tartışıldığı, çözüme yönelik adımların küreselleştirildiği bir dönemde Flormar direnişçisi kadınlara yönelik şiddetin ifade edilmesi ve görünür kılınması, kınanması elzemdir.

KADINLAR DİRENİŞLERİNİ SÜRDÜRÜYORLAR: Tüm bu baskılara ve çetin hava koşullarına rağmen kadınlar direnişlerini sürdürüyorlar. İşten çıkarmalara karşı sendikanın hukuki mücadelesi devam ederken Ekim 2018’de ilk dava kazanıldı. Dava sonucunda bir işçi “işe iade davası”nı kazandı. Flormar’da çoğunluğu kadın olan işçilerin işten atılmasını takiben Türkiye’deki kadın ve LGBTİ+ örgütleri, Flormar ve YvesRocher’e boykot çağrısı yaptı. Direniş alanına ziyaretler devam etmektedir. İçinde çeşitli memur ve işçi sendikalarının kadın birimleri temsilcilerinin de bulunduğu “Kadınlar Birlikte Güçlü” olarak Flormar işçileri ile kadın dayanışmasını büyütüyoruz. Daha önce hazırladığımız dayanışma imza metinlerini ve basın dosyasını sürecin açıkça anlaşılması açısından sizlerle paylaşıyoruz. Burada paylaştığımız resmi dokümanlardan da görüleceği üzere firmanın haksız tutumu, ilgili resmi kurumların raporlarına da yansımıştır.

HAK İHLALİNİ GÖRÜNÜR KILIN: Siz değerli dostlarımızdan ricamız da Flormar işçilerinin direnişinin sesini duyurmanız. Gerek işyerinde gerek sendikalaşma sürecinde gerekse de direniş alanında kadın işçilerin uğradığı her türlü şiddeti, hak ihlalini görünür kılmanız, kınamanız, Flormar ve YvesRocher boykotunu büyütmeniz. Türkiye’de süren bu hukuksuzluğa karşı bulunduğunuz ülkede GroupoRocher’e baskı uygulamanız ve iki yüzlü cinsiyetçi politikalarını teşhir etmeniz. Kısacası 200 günü aşkındır direnen kadın işçilerle dayanışmayı büyütmeniz.