Gazeteciler İrfan Aktan ve Aslı Aydıntaşbaş ile araştırmacı yazar Akın Birdal bianet’e Mehmet Öcalan ile ağabeyi PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 28 ay sonra görüştürülmesini değerlendirdi.

Araştırmacı yazar Faik Bulut, İnsan Hakları Derneği genel başkanlarından ve Demokratik Toplum Partisi Diyarbakır milletvekilli (2007-2011) Akın Birdal ve gazeteciler İrfan Aktan ve Aslı Aydıntaşbaş bianet’e Mehmet Öcalan – Abdullah Öcalan görüşmesini yorumladılar.

Bulut, Aktan, Birdal ve Aydıntaşbaş görüşmeyi yeni bir sürecin başlangıcı olarak görmüyorlar, daha çok Leyla Güven’in açlık grevinin sonuç verdiğini düşünmekten ve AKP’nin seçim öncesi “sessizlik” isteğine bağlamaktan yanalar.

Mehmet Öcalan en son, iki yıl dört ay önce, 11 Eylül 2016’da Kurban Bayramı nedeniyle İmralı’da Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirmişti. Öcalan, Şubat 1999’dan bu yana İmralı Cezaevi’nde.

Aktan: AKP’den sessizlik isteme mesajı

Gazeteci İrfan Aktan  Abdullah Öcalan’ın kardeşiyle görüşmesinin siyası bir anlamı olduğunu düşünüyor, “Öcalan 300 bine yakın mahpusun olduğu Türkiye’de, ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmeyen tek mahpus” diyor.

“Siyasi ama sadece Kürtler’in yerel seçimler öncesinde ve Rojava’daki gelişmeler sonrasında gönlünü hoş etmeye yönelik bir hamle olarak okunabilir.

“Kürt Hareketi’nin etrafında kenetlenen Kürtler için Öcalan’dan haber almak önemliydi. Leyla Güven’in açlık grevi de yeni bir duruma yol açabilirdi. AKP yerel seçim öncesi böylesi bir karışıkla uğraşmak istemiyor.

“Hukuk dışı olan bu durumdan AKP yararlanıyor. Zaten görüşme hakkı olan bir maphusun ailesiyle görüştürülmesi bir lütuf olarak sunuluyor. Bu mesaj ne anlama geliyor diye merak edenler için, bunun hiçbir politik bir gelişmeye evrileceğini, bir sürecin başlatacağını düşünmüyorum, tek mesajı yerel seçimler öncesi AKP’nin sessizlik istemesi mesajıdır.”

Fotoğraf: Sertaç Kayar

Leyla Güven’e destek olmak isteyen HDP milletvekilleri ve yurttaşlar, 10 Ocak 2019 Perşembe günü ve dün (12 Ocak 2019 Cumartesi) Diyarbakır D Tipi Cezaevi’ne doğru yürüyüşe geçmişti. Polis engellemesiyle karşılaşan gruplar ve polis arasında gerginlik yaşanmıştı. HDP Milletvekili Remziye Tosun, Leyla Güven için Diyarbakır D Tipi Cezaevi önüne gitmeye çalışırken fotomakinelerine böyle yansımıştı.

Aydıntaşbaş: Bildiğimiz ötesi anlamlar

Gazeteci Aslı Aydıntaşbaş da görüşmeyi “önemli ve anlamlı” buluyor; “sürece dair bir şey söylemek, neye evrileceğini ifade etmek” için ise henüz erken.

“Kuşkusuz bizim bilmediğimiz çok fazla detayı olan bir görüşme. Bizim bildiğimizin ötesinde anlamları var. Suriye’deki gelişmelere dair dahi olabilir.

“Suriye’de normalleşmeye ihtiyaç var. ABD’nin bölgeden çekileceğini dillendirmesiyle Türkiye de, bölgede yeni bir sürecin başladığını gördü. Bununla ilgili yeni bir dönem diyebiliriz.

Bulut: Açlık grevi sonuç verdi

Araştırmacı – Yazar Faik Bulut görüşmenin, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için bugün 67. gününde olan Halkların Demokratik Partisi Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevinin bir sonucu olduğunu düşünüyor.

“Ancak bundan ilerisini beklemek bu siyaseti atmosferde mümkün değil. Belli ki hükümet, seçim öncesi, açlık grevlerinin dallanıp budaklanmasını istemiyor.

“Sessiz ve sakin bir dönem istiyorlar. Yeni bir çözüm süreci olacağını bekleyemeyiz. Bir akraba – yakın ziyareti olarak değerlendirebiliriz. Bu görüşme Kürt siyasetinde yumuşuma anlamına gelmiyor.”

Birdal: Olumlu ama yetersiz

Akın Birdal görüşmenin Öcalan’ın sağlık durumunun öğrenilebilmesi açısından olumlu görüyor.

“Bence avukat görüşünün de sağlanması gerekiyor. Ancak o zaman yeni bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Bu görüşme bir akraba görüşüdür sonuçta.

“Açlık grevinin sonuç verdiğini görüyoruz. Bundan sonra da kamuoyu Leyla Güven’in sesini duymalıdır.”

İrfan Aktan hakkında

Gazeteciliğe 2000 yılında Bianet’te başladı.

Sırasıyla Express, BirGün, Nokta, Yeni Aktüel, Newsweek Türkiye, Birikim, Radikal ve birdirbir.org ile zete.com web sitelerinde muhabirlik, editörlük veya yazarlık yaptı.

Bir süre İMC TV Ankara Temsilciliği’ni yürüttü. “Nazê/Bir Göçüş Öyküsü” ile “Zehir ve Panzehir: Kürt Sorunu” isimli kitapların yazarı. Halen Express, Al Monitor ve Duvar’da yazıyor.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı’nda yüksek lisans yaptı.

 

Faik Bulut hakkında

Araştırmacı- yazar. Lübnan’da bulunan Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) kamplarına 1972’de katıldı. İsrail askerlerinin yaptığı bir operasyonda yaralı olarak ele geçirilip tutuklandı. İsrail’in FKÖ kampına yönelik 1973 operasyonu sırasında kampta bulunan ve aralarında Bora Gözen’in de bulunduğu sekiz kişilik Aydınlıkçı grup operasyon sırasında öldürülürken beş kurşunla yaralandı.

İsrail’de 7 yıl 2 ay tutuklu kaldı.

20’nin üzerinde kitabı bulunuyor. Bazı kitaplarının isimleri şöyle: Zindandaki Ağrılı Kürt, Kürt Diplamasi Tarihi, Türkiye Solu’nun Filistin’de gömülü anıları, 12 Mart’ta son 68’liler, Türk basınında Kürtler.

 

Akın Birdal hakkında

Siyasetçi ve yazar. Öğrencilik yıllarından itibaren siyaset çalışmalarının içinde. 1977-1980 tarihleri arasında Halkevleri Merkez Yürütme Kurulu üyeliği yaptı. Aynı dönemde, Gazi Üniversitesi Kooperatifçilik Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

1986 yılında kurulan İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 1986 – 1992 seneleri arasında Genel Sekreterliği görevini yerine getirdi. 1992 yılından 1999 yılına kadar ise İHD Genel Başkanlığını yaptı. 12 Mayıs 1998 yılında Ankara’da bulunan İHD Genel Merkezinde iki kişinin silahlı saldırısına uğradı. Vücuduna 6 kurşun isabet eden Akın Birdal, saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu.

1995 ve 1996 yıllarında 1 Eylül Dünya Barış Günleri’nde Mersin ve Ankara’da yaptığı konuşmalardan dolayı mahkeme tarafından iki sene hapis cezasına çarptırıldı. 1999 ve 2000 yıllarında hapse girdi. Bu mahkûmiyetleri nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın uyarısıyla, İHD Genel Başkanlığı’ndan ayrılmak zorunda kaldı.

13 Nisan 1997 tarihinde Susurluk kazasına ilişkin düzenlediği basın toplantısından dolayı, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandı ancak bu davadan beraat etti.

2002 yılında yine Emek-Barış ve Demokrasi blokunun Mersin adayı oldu ama bu sıralarda aldığı mahkûmiyet kararı nedeni ile Yüksek Seçim Kurulu tarafından reddedildi.

1994 yılında kurulan Birleşik Sosyalist Parti (BSP) ve 1996 yılında kurulan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP)’nin kurucusu üyesi olan Akın Birdal her iki partide de PM üyeliği yaptı. 2002 yılında kurulan Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Genel Başkanlığı görevini 2 yıl süreyle devam ettirdi. 2004 yılında ise merkezi Paris’te bulunan Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu’na Başkan Yardımcısı olarak seçilince partisinden ayrıldı. Bu yeni görevine 2007 yılına kadar devam etti.

SDP Onursal Başkanı olan Akın Birdal, 22 Temmuz 2007 tarihinde genel seçimlerinde Diyarbakır’dan bağımsız aday oldu ve seçildi.

Birdal’ın, Sol elim: Ulucanlar’dan notlar, Cansuyu, Betula: öküler ve Sarı Zarf isimli dört kitabı bulunuyor.

 

Aslı Aydıntaşbaş hakkında

Gazeteci. Yeni Yüzyıl Gazetesi’ dış politika muhabiri olarak Kuzey Irak’ta yaptığı haber ve yorumlarla mesleğinde adını duyurdu. 2005 yılında Washington’da Sabah’ı temsil etti. The Nej York Times ve The Jall Street Journal’da haber ve makale yazdı. Daha sonra Sabah’ın Ankara Temsilciliği’nde görev aldı.

Sabah’ın ardından Radikal ve Habertürk ve Akşam’da yazmaya başladı. 2013’te bir süre CNN Türk kanalında “Karşı Gündem” programını yaptı. Milliyet’te yazdı. Son olarak Cumhuriyet’te yazıyordu ancak gazetede vakıf yönetimi değişince, istifa etti.

İstanbul’da doğdu. Robert College ve ABD Maine’de Bates College’dan mezun oldu. New York Üniversitesi’nde gazetecilik ve Ortadoğu üzerine yüksek lisansını bitirdi.

(EMK)     (bianet)