DİYARBAKIR – Tecrit ve açlık grevlerine dair bir panelde konuşan Eren Keskin, Güven’in başlattığı açlık grevinin doğal bir eylem olduğunu belirterek,”Her hükümlünün görüşme hakkı vardır. Öcalan da aynı haklara sahiptir” derken Akın Birdal ise Ankara’da yetkililerle görüşmeye çalıştıklarını ancak muhatap bulamadıklarını söyledi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi tarafından “Tecrit ve Açlık Grevleri, Hakikatler-Sorumluluklar” konulu panel düzenlendi. İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, İHD eski Genel Başkanı Akın Birdal’ın panelist olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun yaptı.
Çok sayıda kişinin katıldığı panelde ilk sunumu yapan İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, açlık grevini 132 gündür süren Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’i ziyaret ettiklerini ifade etti. Keskin,”Daha önce cezaevindeyken onu gördüm. Leyla Güven’i ve diğer mahpusları yaşatmanın yollarını arıyoruz. İki gün önce bir arkadaşımız yaşamına son verdi. Leyla Hanım’la konuşurken yaşadığımız süreçle, 90’ların ne kadar aynı olduğunu gördük” dedi.
‘KARŞIMIZDA SOYKIRIMA ADANMIŞ DEVLET VAR’
Yaşanan sürecin sadece AKP meselesi olmadığını ifade eden Keskin, “Bu mesele AKP’nin meselesi değil. Derin devlet yapısı söz konusudur. Karşımızda soykırıma adanmış bir devlet var. Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit başladığında tecrit üzerine, tecridin nereden çıktığına dair araştırmalar yaptık. Yaptığımız araştırmalarda, tecridin ‘bir insanı nasıl kendisi olmaktan çıkarırsın’ diye ABD’nin istihbarat örgüt CIA tarafından ortaya atılmış ve bir tutuklu üzerinde uygulandığını öğrendik. Bunu bir kitap haline getirdik. Tecrit kişinin kendinden vazgeçmesi için yapılan uygulamadır” ifadesinde bulundu.
İnsan hakları savunucuları olarak açlık grevlerini tasvip etmediklerini de belirten Keskin şöyle devam etti: “Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi son derece doğal bir eylemdir. Her hükümlünün hafta sonu hariç görüşme hakkı vardır. Abdullah Öcalan da aynı haklara sahiptir. Fakat Öcalan’a tecrit uygulanıyor.”
Keskin,”HDP’ye eleştirim olacak. Leyla Güven’i gördükten sonra bir kere daha ona borçlu olduğumuzu gördük. Bence HDP ve Kürtlerin Meclis’te yeri yok. Kürtlerin Önderim dediği bir insan tecritte ve açlık grevleri var. Leyla Güven’i ziyaret edince bir daha HDP’nin Meclis’te yeri olmadığına kanaat getirdim. HDP Meclis’ten çekilmelidir. Bu benim kişisel fikrimdir” ifadesinde bulundu.
‘TECRİT HEPİMİZİ KUŞATIYOR’
“Günlerdir yüreğimiz Amed’de çarpıyordu” diyerek sunumuna başlayan İHD eski Genel Başkanı Akın Birdal ise “Gelirken farklı gelmek istedik. Gelirken tecrit son bulsun diye gelmek istedik. Ama ne yazık ki olmadı ve bir sonuç alamadık. Ankara’da dört beş gün kaldık. Birçok yetkiliyle görüşmek istedik, ama bir muhatap yok. Geçmişte açlık grevlerine tanıklık ettik. Bir muhatap bulunmuş ve çözülmüştü. Şimdi ise oluşturduğumuz heyette yer alan Ziya Halis arkadaşımız Adalet Bakanlığı’nı yokluyor, bize akşam dönüleceği söyleniyor, seçim bahaneleri üretip görüşülmüyor. Tecrit hepimizi kuşatıyor. Bir mahpusa bir halk,’Önderim’ diyorsa bunun hukukiden çok siyasi bir boyutu var. Leyla Hanım, bu haksızlığın teşhirini istiyor, Kürt sorununun çözümsüzlüğüne dikkat çekiyor. Güven, cezaevi koşullarının ağırlığını bize gösteriyor. 261 bin tutuklu, 480 bin de denetimli serbest.”
‘LEYLA ULUSLARARASI TOPLUMUN KİRLİ YÜZÜNÜ TEŞHİR EDİYOR’
Tecridin olumsuz sonuçlarına değinen Akın, “Tecrit şahsa uygulandığında onun şahsında bütün halkına hukuksuzluk yapılıyor, dil, kimlik ve birçok sorunu beraberinde getiriyor. Bugün gittik Leyla Hanım’a, iyi bir haberle gelmek istedik. Leyla’yı yeniden hayata döndürmek için yapabileceğimiz her şeyi yapıyor muyuz? Bugün yerel seçimlerdeyiz. Aslında 31 Mart Türkiye rejimi için milat olacak. İnsanlar hak aramak için bedenlerini ölüme yatırıyor. Ama muhalefet ve ana muhalefet partileri başkanı durumu dile getirmiyor. Leyla’nın dikkat çektiği başka bir şey ise uluslararası topluluklarının kirli yüzünü de teşhir ediyor. Selçuk Kozağaçlı ve diğer açlık grevinde olan avukatlardan kimin haberi var? Barolarının haberi var mı? Uluslararası topluluklar sadece endişe ya da büyük endişe duyduklarını söylüyor. Vekillerin acilen yapılması gerekilen şeyler var. Meclis’le sokağı buluşturmak gerekiyor ve sivil itaatsizlikler. Neler yapılabileceğini Amed ve Kürdistan cevabını vermiştir.”
Yapılan sunumların ardından panel, soru ve cevaplarla son buldu.  (MA)