ANKARA – HDP, açlık grevlerine dair açıklama yapmak isteyen ÖHD, İHD, ÇHD, TİHV’e yönelik polis müdahalesine tepki göstererek, “Adalet arayışından vazgeçmeyen avukatlara yapılan saldırı utanç vericidir” diye kaydetti.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Özgürlük İçin Hukukçular  Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) yöneticileri ve avukatlarına yapılan polis müdahalesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
HDP’nin “Adalet arayışından vazgeçmeyen avukatlara yapılan saldırı utanç vericidir” başlıklı açıklaması şöyle: “Özgürlük  İçin Hukukçular  Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’ndan (TİHV) avukatların, tecridi protesto amacıyla başlatılan açlık grevi eylemlerinin geldiği kritik aşama sebebiyle Adalet Bakanlığı önünde düzenledikleri demokratik ve barışçıl eyleme polis saldırısı gerçekleşmiştir.
Bu saldırı neticesinde, aralarında partimiz Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu üyeleri Kenan Maçoğlu ve Bülent Aşa’nın da aralarında bulunduğu dört avukat gözaltına alınmış, ardından serbest bırakılmışlardır. Polis şiddeti nedeniyle yaralanan avukatlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kırıntılara dönüşen hukuk sisteminde, adalet arayışından vazgeçmeyen avukatlara yapılan bu saldırı utanç vericidir.
Cezaevlerinde açlık grevinde bulunan müvekkillerinin dışarıdaki sesi olan avukatlara yapılan bu saldırı, ülkenin mevcut yöneticilerinin “demir soğutmak” gibi bir niyetlerinin olmadığını, aksine toplumu kutuplaştıran zihniyetlerini sürdürme amacında olduklarını göstermiştir. Ayrıştırıcı siyasete karşı hem müvekkillerinin hem de bu topraklarda yaşayan tüm yurttaşların yaşam ve savunma haklarını savunan avukatların yanındayız.
İktidardan aldıkları cesaretle, demokratik hakkını kullanan muhalif kesime yönelik insanlık dışı şiddet uygulayan polislere, bir gün elbet yargılanacaklarını hatırlatıyor, hukuk ve insan hakları çizgisine dönmelerini tavsiye ediyoruz.”