ANKARA – Martin Ennals 2019 ödülü alan İHD Eş Başkanı Eren Keskin, ödülü insan hakları mücadelesinde yaşamını yitirenlere adayarak, “Türkiye Cumhuriyeti’ni başta İmralı Cezaevi olmak üzere, uygulanan tecrit politikalarını kaldırmaya davet ediyoruz” dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Başkanı Eren Keskin, 1968-1980 yılları arasında Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreterliği görevi yapan Martin Ennals anısına verilen Martin Ennals 2019 Ödülü’nü aldı. İnsan hakları önde gelen 10 örgütü tarafından seçilerek verilen ödül töreni 13 Şubat 2019 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleşmiş ancak Keskin yurtdışı yasağından kaynaklı törene katılamamıştı. İHD Genel Merkezi’nde Keskin için düzenlenen ödül törenine İHD Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan, Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Genel Başkanı Dimitris Christopoulos, Frontline Defenders Genel Direktör Yardımcısı Andrea Rocca ve Martin Ennals Ödülü koordinatörü Michael Kambatta, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, Nazmi Gür, Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, TTB, SES ve çok sayıda insan hakları savunucusu katıldı.
Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan Türkdoğan, ödülün Eş Başkanı Keskin’e verilmesinin çok anlamlı olduğunu belirterek, “Bu ödül tehlike altında olan insan hakları savunucularına verilen bir ödül ve dünyada insan hakları alanında çalışma yapan 10 örgüt tarafından verilmesi de ayrı bir önem taşıyor. Eren arkadaşımızı hapishaneye göndermemeyi başardık ama o kadar çok arkadaşımız cezaevindeki. Geçtiğimiz günlerde Füsun Üstel arkadaşımızı cezaevine gönderdik. Onlarca insan hakları alanında mücadele yürüten arkadaşlarımız var isimleri saymakla bitmez. İnsan hakları savunucularının direnişini ve direngenliğini ortaya koymak bizim açımızdan da önemli” diye konuştu.
‘ANNELERE YAPILAN UYGULAMALARI KINIYORUZ’
İHD’nin tutuklu ailelerinin hak arayışının bir katkısı olduğunu kaydeden Türkdoğan, şöyle devam etti: “Bu günlerde çocuklarının taleplerini dile getiren ve onların sesini duyurmaya çalışan annelerimiz var ve bu annelere sürekli olarak müdahale ediliyor, aşırı güç kullanılıyor. İşkence ve kötü muamele yasağına aykırı kötü fiiller gerçekleştiriliyor. Annelere yapılan bu muameleyi kınıyor ve artık bir son bulmasını gerektiğini belirtiyorum. Türkiye’deki tecridin sona ererek, cezaevlerindeki açlık grevlerin kimseye zarar vermeden sona ermesini diliyorum.”
‘SİZİN KAVGANIZ BİZİM KAVGAMIZDIR’
Ardından söz alan FIDH Genel Başkanı Dimitris Christopoulos da, Eren Keskin’in bu günlerde çok daha risk altında olduğunu bildikleri için ona verdiklerini söyledi. Christopoulos konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsan hakları için verilen bir mücadele insanlık onuru için verilen bir mücadeledir ama yalnızca bundan ibaret değildir. Uzun vadede barış için topluluklarımızın yaşamlarını kolaylaştırmak için önemlidir. Demokrasi ve hukuk devleti olan ülkelerde insanlar düşünceleri yüzünden yargılanmaz, soruşturmazlar. Yasa dışı eylemler gerçekleştirildikleri için kovuşturulurlar. Eren ve buradaki diğer arkadaşlarımız yetkili olanların ve otoriterlerin sizi tehlikeli olarak sınıflandırdıklarını biliyoruz. Otoriter hükümetlerin tehlikeli olarak gördükleri yurttaşlara veriyoruz. Bizim için sizler tehlikeli değil, onurlu yurttaşlarsınız. O yüzden sizin kavganız bizim kavgamızdır.”
‘ÖLÜLERİMİZE BİR BORÇ OLARAK GÖRÜYORUM’
Christopoulos yaptığı konuşma ardından Martin Ennals 2019 Ödülü’nü Eren Keskin’e verdi. Ödülünü alan Keskin, “Ben bu ödülü Türkiye ve Kürdistan’da sürdürülen insan hakları mücadelesine verilmiş olarak kabul ediyorum. Soykırımların olduğu bu coğrafya da insan hakları mücadelesi yürütmek kolay değil. 1915’ten bu yana bu coğrafya da gerçekten soykırımcı sistem iktidarda. Baskıcı bir ideoloji ve yalan bir tarih içine hepimiz hapsedilmek isteniyoruz. Bizler insan hakları savunucuları olarak bu yalan duran kişileriz, inanmıyoruz diyoruz ve bu nedenle suçlu ilan ediliyoruz. Ben insan hakları mücadelesini ölülerimize karşı bir borç olarak kabul ediyorum. Tek kişi simge olarak seçiliyor ama bu ödül insan hakları demokrasi uğrunda yaşamını yitirmiş tüm insanlara verildiğini düşünüyorum.”
‘TECRİT KALKSIN’
Keskin son olarak cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine dikkat çekerek, “Kimsenin yaşamını yitirmesini istemiyoruz ve Türkiye Cumhuriyeti’ni başta İmralı Cezaevi olmak üzere uygulanan tecrit politikalarını kaldırmaya davet ediyoruz” dedi.
Yapılan konuşmalar ardından ödül töreni Eren Keskin’in insan hakları mücadelesini anlatan kısa bir sinevizyon gösterimiyle sona erdi.  (MA)