Gözaltına alınan annelerin ifade tutanağında okur yazarlık durumunun karşısına ‘cahil’ yazılmıştı.

HDP Sözcüsü Günay Kubilay, gündemdeki gelişmelere dair parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün Abdullah Öcalan ile görüş yasaklarının kaldırıldığı açıklamasını değerlendiren Kubilay, “İmralı tecritinin kaldırılmasının önünde herhangi bir hukuksal engelin olmadığının bizatihi sorumlu bakan tarafından açıklanmış olması önemlidir. Bundan sonra yapılacak olan çok bellidir. Madem ki hukuksal bir engel yoktur, yapılması gereken avukatların bir an önce İmralı’ya gitmesi, görüşmelerin yolunun açılmasıdır” dedi.

Açlık grevlerini hatırlatarak, “Sözün bittiği noktaya gelmiş durumdayız” diyen Kubilay, tecrit konusunun seçim polemiklerinin, siyasi partiler arası politik çekişmelerin dışında ele alınması gerektiğini söyledi.

Kubilay, “Demek ki bu zamana kadar yasalara aykırı davranılmıştır, politik tutum alınmıştır. Bu yanlıştan dönme erdemi hızla gösterilmelidir” dedi.

ÜNİFORMALI CEHALETLE YÜZ YÜZEYİZ

Kubilay, şöyle devam etti: “Bu konuda Meclis’te konuşan bir anne Nezahat Teke, ‘evlatlarımızı toprağa gömmeden içimizdeki kini toprağa gömelim’ demiştir. Bundan daha bilge bir açıklama olamaz. Bu sözü söyleyen annelere birkaç gün önce ifade tutanağında eğitim durumuna cahil yazılıyor. Yerlerde sürükledikleri, işkence yaptıkları yetmiyormuş gibi bir annenin cahillikle suçlanmış olması en büyük cehalettir. Bu anneler okuma yazma bilmiyor olabilirler ama bildikleri, okudukları ve akıllarına yazdıkları bir şey var; çocuklarını yaşatmak. Üstelik küçük düşürücü sözlerine rağmen buna aldırış etmeksizin çocuklarının peşlerinde koşmaya devam ediyorlar. Biat ettikleri resmi otoriterinin dışında kendinden olmayan herkese öfke kusan, kin duyan örgütlenmiş üniformalı bir cehaletle yüz yüzeyiz. Bu cehaleti örgütleyen siyasiler, bu tutumlarını, topluma empoze ettikleri kin ve nefret duygularını bir kez daha gözden geçirmelidirler.”

KARNINI DOYURDUK DİYENLER KENDİ SERVETLERİNİ AÇIKLASIN

HDP Sözcüsü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Karnını doyuruyoruz, yine de oy vermiyorlar” sözlerine de yanıt verdi. Kubilay, “Yapılan sosyal yardımları halka lütuf gibi anlatmak marifet değildir. 2002’den bu yana yapılan sosyal yardımlar 10 kat artmıştır. Sosyal yardımların artıyor olması demek yoksulluğun 10 kat artmış olması demektir. Halkın karnını doyurduklarını söyleyenler edindikleri serveti halka açıklamalıdırlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri asıl olarak Kürt yoksullarına söylediğini ifade eden Kubilay, insani değerlerin aş ile değişemeyeceğinin altını çizdi. Kubilay, şöyle devam etti: “Kürt halkının istediği aş ekmek değildir, Kürt halkı onurlu bir halktır, istediği kendi kolektif kimliğinin tanınmasıdır. Türkiye’de tüm halklarla birlikte ortak bir yaşamı kurmaktır. Kürt halkı oy bir onurdur demiştir. İster sandıkta ister sokakta olsun onuruna sahip çıkmaya devam edecektir. Aşla, ekmekle bunu takas etmeyecektir, bunu herkes böyle bilmelidir.”

İSTANBUL SEÇİMLERİ GELECEĞİ DERİNDEN ETKİLEYECEK

23 Haziran İstanbul seçimine dair de konuşan HDP Sözcüsü, İstanbul seçiminin stratejik sonuçlar doğuracak, Türkiye’nin siyasi geleceğini derinden etkileyecek bir seçim olduğunu kaydetti.

Kubilay, şunları söyledi: “Türkiye İstanbul seçimleriyle birlikte önemli bir demokrasi kavşağında duruyor. O yüzden bugün demokrasi arayışı içinde olan bütün güçlerin, parlamento içinde ya da dışında olan bütün patilerin demokrasi ortak paydasında buluşması çok stratejik değerdedir. 31 Mart’ta açılmış olan demokratik değişim kapısı 23 Haziran’da yeniden kapatılmak istenmiyorsa böyle bir demokrasi ittifakı son derece önemlidir, böyle bir ittifakın oluşumuna bugünden başlanmalıdır.”