DİYARBAKIR – AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi adayı Binali Yıldırım’ın Kürt oylarını almak için Diyarbakır’da ‘Kürdistan’ ifadesini kullanmasını “ucuz siyaset” olarak tanımlayan HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, “İstanbul’un kaderini Kürtler belirleyecek” dedi.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) AKP’nin itirazları üzerine yenilenmesine karar vermesiyle 23 Haziran’da yapılacak İstanbul seçimleri öncesinde Cumhur İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın, 6 Haziran’da geldiği Diyarbakır’da sarf ettiği “Kürdistan” ifadesine dönük tartışmalar hala gündemde. Kürtlerin seçimlerde belirleyici bir pozisyonda olması nedeniyle destek arayışı ile İstanbul’dan Diyarbakır’a gelen Yıldırım, yaptığı konuşmada “İstiklal mücadelesini başlatırken daha savaş yıllarında bile Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni toplayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcilerinin arasında Kürdistan mebusu da vardı, Lazistan mebusu da vardı, Anadolu’nun her tarafından temsilci vardı” ifadelerini kullanmıştı.
Yıldırım’ın bu sözleri, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2014 yerel seçimler öncesi 16 Kasım 2013’te Federe Kürdistan Bölgesel Başkanı Mesud Barzani’nin katılımıyla Diyarbakır düzenlediği mitingde yine “Kürdistan” demesini akıllara getirdi. Erdoğan, bu ifadesi üzerine yapılan yapılan eleştirilere Meclis kürsüsünden “Mustafa Kemal de ‘Kürdistan’ dedi. Oda mı bölücüydü?” diyerek yanıt vermişti.
O gün bu sözleri kullanan Erdoğan, “beka sorunu” üzerine inşa ettiği 31 Mart yerel seçim stratejisini ise HDP’nin “Kürdistan’da kazanacağız, Batı’da AKP ve MHP’ye kaybettireceğiz” sloganı üzerinden “Burada Kürdistan yok! Defol Irak’ın kuzeyine!” tehditlerine kadar vardırmıştı.
31 Mart’ta yapılan seçimleri kaybeden Binali Yıldırım’ın İstanbul’a dair seçim çalışmalarını Diyarbakır’a taşımak zorunda kalması ve Kürtlerden destek almak için yeniden “Kürdistan”a sarılması İstanbul seçimlerinin kaderini HDP’li Kürt seçmenin belirleyeceğini açıkça ortaya koymuş oldu.
AKP ve Binali Yıldırım’ın ‘Kürdistan’la’ Kürtlerin oylarını alma hesabı içerisine girmesini HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan değerlendirdi.
‘PRAGMATİST BİR YAKLAŞIMDAN İBARET’
Ceylan, Binali Yıldırım’ın ‘Kürdistan’ ifadesinin AKP hükümetinin Kürt sorununa dair izlediği politikasında bir değişiklik anlamına gelmediğini, pragmatist bir yaklaşımdan ibaret olduğunu ifade etti.
 Erdoğan ve hükümet yetkililerinin 31 Mart öncesindeki söylemlerini hatırlatan Ceylan, “Kürtlerin bakış açısı bellidir. Kürtler toplumsal barış, adalet, hukuk ve kendi özgürlükleri için bu saatten sonra söylenenlere bakmayacaktır, icraatlara bakacaktır. 31 Mart seçim sürecinde icraatlar ve söylemlere baktığımızda bize seçim yaptırtmadılar. Anti-demokratik bir ortamda bir seçim söz konusu oldu. Buna rağmen halkımız HDP’yi sahiplendi” dedi.
Ceylan, Erdoğan’ın ‘Burada Kürdistan yok, defolun Irak’ın kuzeyine’ sözlerini ise şöyle yanıt verdi: “Kürdistan vardır; hem tarihsel hem de coğrafik olarak vardır. Hem cumhuriyet kayıtlarında hem Osmanlı kayıtlarında hem de Kürtlerin yüreğinde var olan bir gerçekliktir. Kürtler buna sahip çıkmasını da biliyor.”
‘KONUŞMASININ TÜMÜ İNKARCI VE ÖTEKİLEŞTİRİCİYDİ’
Yıldırım’ın Diyarbakır ziyaretini ve yaptığı açıklamaları yakından takip ettiğini söyleyen Ceylan, “Açıklamasına baktığımızda toplumsal barışla ilgili, Kürt sorununun çözümüyle ilgili, demokrasiyle ilgili, herhangi bir içerik söz konusu değil. Bazıları özellikle tek bir kelime üzerinde duruyorlar. O kelime pozitif anlamda söylenmiş, pozitif destek sunan bir kelime değil. Binali Yıldırım değerlendirmesinde; yine inkarcı, ötekileştiren bir yaklaşım sergiliyor. Uzman siyasetçi kimliğiyle de değerlendirmelerin arkasına Lazistan ve Kürdistan kelimelerini de sıkıştırarak, bir değerlendirme yapıyor” dedi.
‘UCUZ SİYASETE İTİBAR EDİLMİYOR’
Ceylan, kullanılan ‘Kürdistan’ ifadesinin tamamıyla İstanbul seçimlerine dönük bir politika olduğunun altını çizdi.
Bir ay önce ‘defolun gidin’ denirken, bir ay sonra ‘Kürdistan’ teriminin kullanılmasını “ucuz siyaset” olarak tarif eden Ceylan, “Ben ‘Kürtlerin desteğini oyunu alırım’ yaklaşımı sergiliyor. Kürtler artık ucuz siyasete ve basit söylemlere itibar etmiyor. Sen kalk 365 gün boyunca Kürtleri döv, iki saatliğine Diyarbakır’a gelip çayını kahveni iç, Kürdistan terimini kullan ve ayrıl. Bunun üzerine de Kürtler sana oy verecek. Böyle bir siyaset yok, böyle bir zemin de yok” diye konuştu.
‘KÜRTLER KENDİ ÇIKARLARINA OY VERECEK’ 
Yenilenecek seçimde “Kürtler kime oy verecek?” sorusunu ise Ceylan, şu yanıtı verdi: “Kürtler kendilerine oy verecek, kendi çıkarlarına oy verecek. Kürtler toplumsal barış diyor ve bu herkes için temel ihtiyaçtır. Temel hak, hukuk ve insan hakları diyor. Bu herkes için lazım. Kürtler insanca yaşam diyor, Kürt kimliği, iradesi ile yaşam diyor. Bunu sadece kendisi için değil, toplumsal bütün dinamikler için talep ediyor. Kendileri için özgürlük ve tüm Türkiye için demokrasi talebinde bulunuyor. İstanbul’da Kürtler demokrasi bloğuna oy verecekler. 23 Haziran günü tüm Kürtler sandığa giderek, sandıktan demokratikleşme zemininin yaratılmasına katkı sunacak.”
‘KAZANAN AKP-MHP OLMAYACAK’
İstanbul seçimlerinin kazananının AKP adayı Binali Yıldırım ve AKP-MHP iktidarı olmayacağını söyleyen Ceylan, “Tüm çabamız bu yöndedir. HDP’ye gönül bağlayan herkesin faşizmin sandıktan çıkmaması için elinden geleni yapması ve demokrasi bloğunun kazanması için çaba içerisinde olması gerekiyor. Hem İstanbul’da hem de Türkiye’de, HDP ve Kürtler kilit noktadır. İstanbul seçimlerinde belirleyici olan HDP oylarıdır, Kürt oylarıdır. Kürtler kilit ve belirleyicidir. İstanbul’un kaderini Kürtler belirleyecek” dedi.
MA / Özgür Paksoy – Mehmet Şah Oruç