CENEVRE – BM Yargısız İnfazlarla İlgili Özel Raportörü Agnès Callamard, BM ve üye devletlerin gazeteci ve insan hakları savunucularına yönelik cinayetlere sessiz kalmasını sert dille eleştirerek, “Sessiz kalırsanız adaletsizlik ve hukuksuzluk global bir hal alacaktır” dedi.

Birleşmiş Milletler Yargısız İnfazlarla İlgili Özel Raportörü Agnès Callamard, öldürülen Suudi gazeteci ile ilgili raporunu açıkladı. Callamard, bu yıl hazırladığı raporda devletlerin bütün bireylerin haklarının korunması konusundaki sorumlulukları ve özel olarak Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini kapsadığını söyledi.
‘BM SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMELİ’ 
Konuyla ilgili araştırma yapmak için Türkiye’ye gittiğini ve incelemelerde bulunduğunu ifade eden Callamard, Suudi Arabistan’ın cinayetten direkt olarak sorumlu olduğunu söyledi. Suudi Arabistan’ın konuyla ilgili yapacağı soruşturmanın çok sağlıklı olamayacağını söyleyen Callamard, bu konuda devletlerin ve BM’ye büyük bir sorumluluk düştüğünü belirtti. Callamard konuşmasına şöyle devam etti: “Özellikle gazeteci ve insan hakları savunucuları veya politik aktivistlere yönelik cinayetlere karşı gerek devletler ve gerekse BM’nin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor. Bu konuda BM’ye önerilerim var. Öncelikle; BM daha iyi bir soruşturmanın yapılabilmesi için diğer özel prosedürleri de işletmeli. Kendim de bu konuyla ilgilenebilirim. Yüksek Komiserlik bürosu bu konuyla ilgili özel bir çalışma ve soruşturma grubu kurabilir. Bu grup, bu tarzdan suçlara karşı daha hızlı harekete geçebilir ve önleyici tedbirler alabilir. Ayrıca belirtmek gerekiyor ki BM bünyesinde daimi bir birim oluşturulmalı. Bu birim bu tarz ölümler ve kayıplara karşı çalışan daimi bir birim olmalı. Bu birim  mevcut mahkemelerden bağımsız olmalı, soruşturma dosyaları hazırlamalı ve ceza soruşturmalarını kolaylaştıran bir işlev görmeli. Bunun yanı sıra BM farklı diplomatik ve politik mekanizmalar kurmalı. Bütün bu kararları Genel Kurul’da veya İnsan Hakları Kurulunda alabilir. Bu, bir devlet tarafından aktif hale getirilerek Genel Sekreterliğe ve Konseye sunabilir.”
‘DEVLETLER SESSİZ KALIYOR’ 
Yaşam hakkının, uluslararası insan haklarının korunmasında en can alıcı noktası olduğunu belirten Callamard, “Eğer bu konuda devletler üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmezse, düşüncelerini bağımsız bir biçimde dile getirenlere yönelik cinayetlere karşı sessiz kalırsa bütün insan haklarını riske atmış olacaktır. Devletler veya devlet dışındaki kurumlar kendilerine yönelik eleştirilere karşı agresif tutumlarının bir başka yöntemi olan sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Uluslararası kamuoyu bu konuda çok daha sorumlu olmalı ve gerekli tedbirleri almalıdır. Sessiz kalmak veya bir şey yapmamak cezasızlığın, adaletsizliğin daha da artmasına; global bir hal almasına neden olacaktır. Şimdi harekete geçilmeli” diye konuştu.
Daha sonra konuyla ilgili çok sayıda devlet söz alarak konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi. Avrupa Birliği Delegasyonu konuyla ilgili soruşturmanın daha da derinleştirilmesi için Avrupa Birliği olarak üzerlerine düşen sorumluluklarına yerine getirmeye devam edeceklerini söyledi.
MA / Rüştü Demirkaya