Yaptığı sosyal medya paylaşımlarından dolayı 17 yıla kadar hapsi istenen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na, Toplumsal Bellek Platformu’ndan destek bildirisi geldi. Platform, “Muhalefete ciddi olarak, ‘yeter, sus, otur!’ denmektedir” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na “Cumhurbaşkanına hakaret, Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama, halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek ve terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından açılan davaya Toplumsal Bellek Platformu’ndan tepki geldi. Kaftancıoğlu’na destek bildirimi yayınlayan platform, “Açılan dava, İstanbul seçiminin kazanılmasındaki rolü nedeniyle iktidarın seçim yenilgisini birilerine fatura etmek istemesiyle doğrudan bağlantılıdır” dedi.

Sabahattin Ali, Hrant Dink, Ümit Kaftancıoğlu, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Musa Anter gibi aydınların aileleri tarafından kurulan platform, hakkında 17 yıla kadar hapis istenen Canan Kaftancıoğlu’yla ilgili, “Öncesinde ona dair yürütülen karalama kampanyalarını, ithamları, hatta sosyal medyada ve bir takım yandaş basında linç girişimlerini kaygıyla izledik. Bu çeşit saldırıların kendi yakınlarımızı nasıl bizden aldığını gördük. Dini ve milli değerleri bahane ederek Sabahattin Ali’den bu yana ezber ettiğimiz cinayetleri nasıl yaşadığımızı en iyi biz biliriz!” ifadelerini kullandı.

Yarın Çağlayan Adliyesi’nde görülecek davada 2012’de attığı iddia edilen bazı tweetler üzerinden yargılanan Kaftancıoğlu’na yaklaşımın farklı olduğu dile getirilerek, “Bugün iktidar tarafından hedef gösterilen Canan Kaftancıoğlu’nun attığı tweetler altı yıldır yerinde duruyordu. Demek ki hesap başkaydı. Toplam otuz beş tweeti tam on yedi yıl istemiyle yargılamanın da, 27 Nisan 2019’da bir televizyon kanalında “CHP’nin terör örgütleriyle bağlantısı” olduğu yönündeki mesnetsiz iddialara karşı verdiği yanıtlar bahane edilerek suç türetmenin gerekçesi de bizler için açıktır” denildi.

Bildiri şöyle sonlandırıldı; “Bizim için bu dava, ailemizin bir parçasına yapılan cezalandırma istemi değildir yalnızca. Aynı zamanda bu ülkede yakınlarımız nezdinde yıllarca mücadele ettiğimiz değerlerimiz, adalet, hak, hukuk ve eşitlik arayışına karşı başlatılmış olmasıdır. Dahası ülkenin en büyük muhalefet partisinin il başkanını deyim yerindeyse hukuk dışı ithamlarla mahkeme koridorlarına çekerek muhalefete ciddi olarak, “yeter, sus, otur!” demektir. Bunu ne derin ailemizden acı çekerek el aldığımız geçmişimize ne de bizden sonra aydınlık yarınlar görsün diye hayaller kurduğumuz çocuklarımıza yakıştırabiliriz. Sonuna kadar ailemizin baş tacının yanında olacağımızı bildiririz.”    (gazeteduvar)