İSTANBUL – 17 Ağustos’un üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen Marmara’nın halen depreme hazırlıklı olmadığını belirten İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe, “Depremin ardından insanların toplanacağı boş alanlar olmalı. İstanbul’da bu alanların 4’te 3’ü kullanıma açıldı” dedi.

Marmara’da 17 Ağustos 1999’da meydana gelen depremin üzerinden 20 yıl geçti. On binlerce insanın yaşamını yitirdiği depremde binlerce kişi yaralandı. Aktif fay hattı üzerinde yer alan Marmara’da her an bir deprem beklentisi varken, uzmanlar buna ilişkin hazırlıkların yeterli olmadığını ifade ediyor. 99 depreminde İstanbul Valiliği tarafından oluşturulan İl Afet Deprem Kurulu’ndaki 14 isimden biri olan İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe, depremin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen hiçbir tedbirin alınmadığını söyledi.
ETKİLEMEDİĞİ AİLE KALMADI
17 Ağustos 1999 depreminin etkilemediği hiçbir ailenin kalmadığını belirten Gökçe, “On binlerce insan yaşamını yitirdi. Bunun yanında 17 milyar dolardan fazla ekonomik kayıp ortaya çıktı. Alt yapı çöktü. İnsanlar işsiz kaldı. 1 milyondan fazla kişi de evsiz kaldı. Gölcük merkezli bu deprem yaklaşık olarak 16 ili etkiledi. İstanbul depremin merkez üssüne 130 kilometre mesafede olmasına rağmen bu kentte 30 bin civarında yapı hasar gördü. Bu nedenle son derece mühim bir depremdi”  diye ifade etti.
‘FACİAYLA YÜZ YÜZE KALABİLİRİZ’
Marmara Bölgesi’nin aktif fay hattı üzerinde yer aldığını aktaran Gökçe, bunun da sürekli deprem riski taşıdığını belirtti. Buna karşı yenilenme ve güçlendirme çalışmalarının yapılmadığının altını çizen Gökçe, “Başta İstanbul olmak üzere çevre kentlerdeki yapıların güçlendirilmesi gerekiyor. Yeni yapılacak olan yapıların da deprem yönetmelikleri dikkate alınarak yapılması gerekiyor. Aksi takdirde her an büyük bir faciayla yüz yüze kalabiliriz” dedi.
‘DENİZ VERDİĞİNİ GERİ ALIR’
Sel ve su baskınlarının afete dönüşmesinde de  “kentsel dönüşüm” adı altına denetimsiz yapılan yapıların neden olduğuna vurgu yapan Gökçe, “İstanbul’un birçok yerinde deniz doldurularak yollar, meydanlar yapıldı. Bu çok riskli bir durumdur. Maltepe ve Yeni Kapı buna bir örnektir. Ama bilinmesi gereken bir şey var ki deniz kendinden verdiği bir şeyi günü gelir elbet geri alır. Karşılaşa bileceğimiz bir depremde denizin ve yer altının refleksini o zaman göreceğiz” diye konuştu.
4’TE 3’Ü KULLANIMA AÇILDI
Deprem sonrası oluşan artçı sarsıntılar nedeniyle insanların toplanacakları boş alanlara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Gökçe, 17 Ağustos depreminden sonra 1999-2003 yılları arasında İstanbul valiliğince toplamda 493 toplanma yeri belirlendiğini ancak bugün bu toplanma yerlerinin 4’te 3’ünün farklı amaçla kullanıma açıldığını söyledi. Bu toplanma yerlerine AVM’ler, otoparklar ve binalar yapıldığını ifade eden Gökçe, “İstanbul’da yaşayan yurttaşların şu an dışarı çıksalar gidecekleri boş bir alan kalmadı. Yeşil alan oluşturulması gerekiyor. Bunların boş kalması gerekmiyor elbette insanlar o alanları park için, gezmek için ve benzeri amaçlarla kullanabilir ama üstüne yapı inşa edilmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘DAHA İYİ BİR DURUMDA DEĞİLİZ’
Depreme ve diğer doğa olaylarına hazırlık anlamında Türkiye’nin bugün 1999 yılından daha iyi bir noktada olmadığını söyleyen Gökçe, “1999’daki yapı stokunun durumu ile bu gün yapı stokların durumu aynıdır.  Meydana gelebilecek bir depremde yalnız İstanbul ve Kocaeli değil. Sakarya, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ, Bursa, Zonguldak gibi kentlerde büyük ölçüde etkilenecektir” şeklinde konuştu.
MA / Barış Ceyhan