HDP onursal başkanı Ertuğrul Kürkçü, AKP, MHP, Ergenekon ve Ergenekon’un sivil uzantılarından oluşan koalisyonun, kendisini  haydut devletler içerisinde öngördüğünü belirterek,  ”Kürtlere sömürgecilik uygulanıyorsa Türklere de faşizm dayatılıyor” dedi ve kayyumun Türkiye’nin büyükşehirlerine de yayılacağı uyarısı yaptı.

HDP onursal başkanı Ertuğrul Kürkçü, Artı Gerçek’ten Ayşegül Karakülhancı’nın sorularını yanıtladı.

Kayyum atamalarının, hükümetin müttefikleriyle beraber seçimler sonrasında izleyeceği politikaya karar verdiğini gösterdiğini belirten Kürkçü, şunları söyledi: ”Uzun bir değerlendirme sürecinden geçtiler. Uluslararası ilişkileri, kendi durumlarını ittifaklarını ve geleceğe dair öngörülerini netleştirdiler ve şimdi Kürt halkına karşı darbeyi derinleştirme kararıyla başkanlık rejimini yerine yerleştirmeye çalışacakları anlaşılıyor. Kürtlerin geleceğinin diktatörlükle uzlaşmada değil, diktatörlüğü demokrasiyle değiştirmede olduğunu netleştirince hükümet bu tercihi yaptı. Bu durumun büyük bir gerginliğe gebe olduğunu söyleyebiliriz. Aslında İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya, Eskişehir buralara teşmil edilmeden bu darbe tamamlanamaz. Türkiye’de diktatörlüğün bir işleyiş mekanizması var: Kürtlere sömürgecilik uygulanıyorsa Türklere de faşizm dayatılıyor. Dolayısıyla AKP’nin 17 yıl süren hakimiyetini deviren hamlenin gerisindeki ittifakın iki kanadına da saldırı sürecektir. Bu uzayan bir gerginlik ve çatışma dönemi olacaktır.

Muhalefetin duraksaması rejimin ataklarını özendirdi

Bu durumu beklediğini kaydeden Kürkçü, ”Çünkü iktidar mücardelesinin mantığı esasen 31 Mart ve 23 Haziran galibiyetlerinden sonra muhalefetin tek ayak üzerinde yakalamış olduğu diktatörlüğü saf dışı etmek üzere yeni ataklar yapması gerekirdi. Duraksama, rejimin ataklarını davet edecekti. Maalesef muhalefetin duraksaması da rejimin ataklarını özendirdi. Bu saldırının olacağı beklenebilirdi” şeklinde konuştu.

AKP-MHP-Ergenekon ittifakı haydut devleti öngörüyor

AKP’nin geleceği artık insan hakları eksenli bir uluslararası güç dizilişi içinde görünmediğini; AKP, MHP, Ergenekon ve Ergenekon’un sivil uzantılarından oluşan bu koalisyonun, kendisini otoriter rejimler, haydut devletler içerisinde konumlandırmayı öngördüğünü vurgulayan Kürkçü, ”O yüzden de uluslararası dinamikleri hiçe sayan bir pozisyon takınıyor. Bu aslında Fırat’ın doğusuna yapılacak hamlenin türkiye toprakları içerisindeki kısmıdır. Çünkü ‘Fırat’ın doğusu’na denilen hamle, aslında Kürtlerin kazanımlarına karşıydı. ABD ve Rusya’nın, AKP’nin faaliyet alanını Suriye’de sınırlamış olması onları bir duraksamaya sevk etmiş olsa da yine de Fırat’ın doğusuna geçtiler. Diyarbakır, Van ve Mardin’de operasyonlarını sürdürüyorlar” dedi.

HDP öncülüğünde topyekun karşılık

Bu yapılanlara Türkiye topyekün karşılık vermediği takdirde, parçalı ve kısmi muhalefetlerin, HDP’nin ve Kürt halkının yalnız bırakılmasının, bu süreçte hiç kimseyi elde olanla yetinebilir durumda bırakmayacağının altını çizen Kürkçü, şunları ekledi: ”Çünkü diktatörlüğün mantığı bütün kurumları istila ve işgal etmek üzerinedir. Bu açıdan CHP’nin hem kitlesine hem liderliğine hem de yerel yönetimlerine büyük sorumluluk düşüyor. HDP’nin 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde uyguladığı siyasi mücadele taktiğinin, şimdi demokratik kampın önüne geçerek tamamlanması gerekir. HDP bu seçimlerde Türkiye’nin batısında görünmeyen bir güçtü, şimdi görünür bir güç olarak demokratik kampın önüne geçmelidir. Ondan beklenen de budur.”   (yeniozgurpolitika)