Diyarbakır’da kadınlar, Emine Bulut cinayetine kentte geçtiğimiz Mayıs ayında öldürülen Avukat Müzeyyen Boylu Issı’nın katledildiği yerde tepkilerini gösterdi.Diyarbakır Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı ve Dicle Amed Kadın Platformu, Emine Bulut’un eski eşi tarafından 10 yaşındaki kızının gözleri önünde katledilmesine yaptıkları açıklama ile tepkilerini gösterdi. Kadınlar, açıklamalarını boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından geçtiğimiz Mayıs katledilen Avukat Müzeyyen Boylu Issı’nın öldürüldüğü noktada yaptı.

Açıklamaya, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, HDP’li kadın milletvekilleri, Rosa Kadın Derneği üyeleri ile çok sayıda kadın katıldı.

“Ölmek istemiyoruz” pankartını açan kadınlar, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” diye sloganı attı.

‘MÜZEYYEN’İN VURULDUĞU YERDEYİZ’

Rosa Kadın Derneği yöneticisi Ruken Ergüneş Özdemir tarafından yapılan açıklamada, “Müzeyyen’in vurulduğu yerdeyiz. Şehirler, isimler, gerekçeler değişse de, gerçekliğimiz değişmiyor” denildi.

Kadın katliamlarının ancak vahşet boyutuna ulaşmasıyla gündeme geldiğini söyleyen Özdemir, şöyle devam etti: “Öfkeliyiz, çünkü bir kadının öldürülmesinin, sizi huzursuz edebilmesi için kan ve vahşet görüntülerine ihtiyacınız var. Sözde bu konuya en duyarlı olanlarınızın bile, bir defa dahi kendisini sorgulama zahmetine girmeden, şiddetin kan akıtmayan halini görünmez kılıyor.”

YASA VE SÖZLEŞMELER UYGULANMIYOR!

Özdemir, kadın cinayetlerinin önlemeye yönelik olarak 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”, İstanbul Sözleşmesi ve Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi’nin (CEDAW) uygulanmadığını da belirtti. Özdemir, “Ağzınızdan çıkan cinsiyetçi cümlenin bu sistemi beslediğini anlamak istemiyorsunuz. Çektiğiniz mafya dizilerinin toplumun şiddet eşiğini arşa çıkardığını anlamak istemiyorsunuz. Tartışma programlarında beş erkek olarak kadın cinayetlerini tartışma haddini kendinizde görüyorsunuz. Her gün bedenimiz, zihnimiz, davranışlarımız, duruşumuz üzerinde kurduğunuz eril tahakküm ile öldürenin elindeki bıçağı tuttuğunuzu anlamak istemiyorsunuz” dedi.

‘HİÇBİR KADIN MÜNFERİT DEĞİLDİR’

Özdemir, kentte kayyum atamalarına karşı günlerdir devam eden protesto eylemlerinde polislerin kadınlara yönelik saldırılarına da değindi.

Hakkında koruma kararı olan kadınlar için kolluk güçlerinin görevlendirilmediğini söyleyen Özdemir, “Faillerimizi bulmak yerine kazanımlarımıza göz dikiyorsunuz. Kadını susturan sisteminiz, kadını toplumun her alanında var etmeye dönük eşit temsiliyet talebimize tahammül edemiyor. Hiçbir kadın münferit değildir. Biliyoruz ki; erkek egemen sistem, toplumun sözde değer yargılarını kullanarak, her gün kadınları katlediyor” ifadelerini kullandı.

Özdemir, kadın katliamlarının nedenlerini ise şöyle sıraladı: “Kadına ait olan alanların erkek egemen sistem tarafından yok edilmesidir. Kadınların can havli ile başvurduğu kadın kurumlarının kapatılmasıdır. Devletin cezasızlık politikalarıdır. İktidarın ve dilinin erkek olmasıdır. Tüm alanların erkekler tarafından zapt edilmiş olmasıdır. Devletin kontrol etmediği bireysel silahlanmadır. Şiddet pornografisidir. Tekçi zihniyetinizdir.”

‘ÖLMEK İSTEMİYORUZ’

“Kadın cinayetleri politiktir” diyen Özdemir, kadınlara “Yüksek sesle haykırıyoruz; ölmek istemiyoruz. Yaşamı inşa eden asli özneyiz diyoruz. Biz kadınlar gücümüzü örgütlülüğümüzden ve kadın dayanışmasından alıyoruz. Bütün kadınları kadın katliamına ‘dur’ demeye, mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırıyoruz” sözleriyle seslendi. Açıklama, alkış ve zılgıtlarla sona erdi. (MA)