ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’nın Biarritz kentinde düzenlenen G7 zirvesine katılan İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile görüşmezken, zirvenin kapanışında “Şartlar oluşursa Ruhani ile görüşmeye hazırım” mesajı verdi.
Fransa’nın Biarritz kentinde düzenlenen G7 zirvesine İran’la diplomasi konusu damgasını vurdu. G7 zirvesine ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, üç gün süren zirveyi ABD Başkanı Donald Trump ile düzenlediği ortak basın toplantısı ile sonuçlandırdı.
İki lider önce ortak açıklama yaparak soruları yanıtladı, ardından ikisi de ayrı basın toplantısı düzenleyerek zirve sonuçlarını değerlendirdi.
MACRON: TRUMP VE RUHANİ’NİN GÖRÜŞMESİNİ UMUYORUM
Ortak basın toplantısında ilk sözü alan ev sahibi Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Donald Trump arasında gelecek haftalarda bir görüşme gerçekleşmesini umut ettiğini açıkladı.
Macron, ayrıca G7 liderlerinin İran’ın nükleer sorumluluklarını yerine getirmek zorunda olduğu konusunda fikir birliğine vardığını da belirtti. Diplomatik bir çözüm konusunda umutlu olduğunu belirten Fransız Cumhurbaşkanı, “İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif’e ve telefonda İran Cumhurbaşkanı Ruhani’ye söylediğim şey, Başkan Trump ile bir görüşmeyi kabul etmeleri durumunda bir çözüm bulunacağından emin olduğumdur” dedi.
TRUMP: İRAN OYUNUN KURALINA UYMALI
ABD Başkanı Donald Trump ise, “İran 2.5 yıl öncesine kıyasla değişti. Terörist bir ülke idi. Bu çok büyük bir problem. İran’la imzalanan anlaşma son derece kötüydü. G7 daha uzun süre içeren bir anlaşma üzerinde çalışıyor. Balistik füze ya da nükleer silah istemiyoruz. Ama İran oyunun kuralına uymalı, yapacağını açıkladığı şeyleri yapmamalı, aksi takdirde çok şiddetli bir güç kullanmak zorunda kalırız” dedi.
‘BÜTÜN KOŞULLAR HAZIR OLURSA RUHANİ İLE GÖRÜŞMEYE HAZIRIM’
Trump, “Ruhani ile görüşmeye hazır mısınız?” sorusuna ise, “İran halkı büyük bir halk. İran büyük potansiyeli olan bir ülke. Henüz bütün koşullar oluşmuş değil. Elbette bütün koşullar hazır olursa görüşmeye hazırım” mesajı verdi.
Macron’a “Zarif’in gelmesi için Trump’ın onayını da aldınız mı?” sorusu yöneltildi. Soruya İngilizce yanıt veren Macron, “Biz nükleer anlaşmanın bir tarafıyız, imzacı bir ülkeyiz. G7 akşam yemeğinde, Cumartesi akşam, İran konusunda tavrımız netleşti. Pazar sabahı Fransa Cumhurbaşkanı olarak, Zarif’i davet ettim. Bu benim fikrim ve insiyatifimdi. Ama Trump’ı da bilgilendirdim” yanıtını verdi.
RUHANİ’DEN GÖRÜŞMEYE YEŞİL IŞIK
İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Fransa’daki temasları sırasında Twitter’dan “Önümüzdeki yol uzun ancak denemeye değer” mesajını paylaşmış, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de “Benim birileriyle görüşmem ülkemin sorununu çözecekse tereddüt etmem. Önemli olan ülkenin ulusal çıkarı” demişti.
SONUÇ BİLDİRGESİ: DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ’NÜN İŞLEYİŞİ DEĞİŞMELİ
ABD, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Japonya ve Kanada’dan oluşan G7’den açıklanan bir sayfalık sonuç bildirgesinde, anlaşmazlıkların daha çabuk çözülebilmesi ve ortadan kaldırılabilmesi için Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) işleyişinin değişmesi gerektiği belirtildi.
Bildirgede, G7 ülkelerinin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nde (OECD) gelecek yıl uluslararası vergi hususunda çözüm bulacağına yönelik bir anlaşma sağlandığı kaydedildi.
Liderlerin, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiği ve bölgede barışla istikrarın sağlanması konusunda aynı görüşü paylaştığı vurgulanan bildirgede, Ukrayna’ya ilişkin, “Fransa ve Almanya, somut çözüm bulmak için gelecek haftalarda Normandiya formatında bir zirve düzenleyecek” ifadesine yer verildi.
“ŞİDDETTEN VAZGEÇİLMESİ ÇAĞRISINDA BULUNUYOR”
Bildirgede, G7 ülkelerinin Libya’da kalıcı ateşkesi desteklediği de vurgulandı. Libya’ya ilişkin, “Savaştan etkilenen tüm tarafları ve yerel aktörleri ortak eden ve iyi hazırlanmış uluslararası bir konferansın düzenlenmesini istiyoruz” ifadesi kullanılan bildirgede, bu bağlamda Birleşmiş Milletler (BM) ve Afrika Birliği’nin yaptığı çalışmalara destek verildiği kaydedildi.
Bildirgede, “G7, 1984’te imzalanan Çin-İngiltere Ortak Deklarasyonu’nun önemini ifade ediyor ve şiddetten vazgeçilmesi çağrısında bulunuyor” değerlendirmesinde bulunuldu.  (MA)