Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, açık hava, yakın çekim ve su

Ercan Konuklu

Her hangi bir davranışın biçimini belirleyen şey, onun iç nedenselliğidir. Bu nedensellik, pratiğin biçimini belirleyerek, kendi şekillenişini sağlar.
Kitle eylemlerinde, söylem veya görsellik, bu nedenselliğe bağlıdır. Toplumsal yaşamda, bütün sorunlara verilecek cevabı kendi potasında toparlayan kurumlar, her eylemliği aynı kalıplara koyarak cevap olamazlar. Her olguyu kendi içerisinde değerlendirerek ona biçim vermek ve nedenselliğe bağlı kalınarak, söylem ile görselliği geliştirmek doğru olandır. Çünkü, her eylemliğin bileşenleri değişmektedir. Bu eylem ve etkinlikleri aynılaştırdığınızda, hep aynı kesimle kendinizi sınırlandırmış olursunuz. Esasta köklü bir tartışma olan bu mesele, basitleştirildiği için bir kenara itilmiş durumdadır. Bir çevre sorunuyla, siyasal sorunun bileşeni aynı olmamakla beraber, söylem ve görsellikte değişmektedir. Yine demokrasi mücadelesiyle, sosyalizm mücadelesinin bileşenleri aynı değildir. Bunun dışında, bazı gündemler vardır ki, kadınların önderliğinde gelişir. Bazı gündemler ise gençliğin önderliğinde gelişir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bunların hepsi bir ve aynı görüldüğünde, orada bilimsellikten bahsetmek mümkün değildir.
Güncele gelirsek; Viyana’da kayyumlara karşı bir tepki organize edildi. Eyleme katılan bir arkadaş, eylemin aslıyla alakası olmadığını ve bir daha katılmayacağını bana mesajla iletip gitmişti. Ortaya konan tepki abartılı olabilir. Ancak, yazdıklarında haklıydı. Kayyumlara karşı, solu veya Kürtleri bir kenara bırakın, sağ kesiminden dahi tepkiler gelmektedir. Bu tarz eylemleri, kendi uç söylem ve renklerinizle süslediğinizde, sizden olmayıp da, kayyuma karşı tepkisel olan kesimleri dışlarsınız. Buradaki eleştirim esasta Kürt hareketine olsa da, sol veya sosyalistlerde bu durumdan muaf değildir. Kayyumlara karşı, HDP sahiplenilmeye çalışıldığı bir yerde, boy-boy başka flamalar varken, HDP flamalarının sınırlı olması, esasta sol sapma bir yaklaşımın ürünüdür. Legal kurumların üstüne vazife olmayan söylem ve görselliğe yönelimi, taşı ayağına vurmaktan başka bir şey ifade etmez. Eylem çizgisinden ziyade, radikalizmin simgelerini öne çıkaran bir anlayış, soruna çözüm bulamaz. Asıl hedef, sorunla ilgili olan herkesi bir araya getirebilmektir. Buda, mevcut durumda esneme göstermekle olacaktır. Kitle eylemi, radikalizmden beslenen bir avuç insanın ihtiyaçlarına göre belirlenmez. Bizler açısından esas olan, sorunun kendisini işlemektir. Yurt dışının verdiği rahatlıkla, bütün örgütlerin bayraklarını oraya taşımak soruna çözüm değildir. Çözümün kendisi, nedenselliğe bağlı, söylem ve eylem bütünlüğünü göstererek, en geniş kesimi dahil etmektir.