DİYARBAKIR – Av. Müzeyyen Boylu cinayetine ilişkin açılan davanın duruşmasına katılacağını açıklayan Diyarbakır Barosu, kadın cinayetleri kaynağının kültürel kodlar olduğunu belirtti.

Diyarbakır Barosu, boşanma davası sürerken eşi Mesut Issı tarafından avukat Müzeyyen Boylu’nun 19 Mayıs’ta çocuklarının gözü önünde öldürülmesine ilişkin acılan davaya ilişkin Baro Adli Yardım Hizmet Binası’nda açıklama yaptı. Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi üyesi Av. Hatice Demir, Diyarbakır’da yaşanan Merve Ünal, Aygül Günler cinayetlerinin ardından Emine Bulut, Emine Hac Hüseyin ve Tuba Erkol cinayetleri arasındaki benzerliğe dikkat çekerek, cinayetlerin kaynağının kültürel kodlar olduğu vurguladı.
‘DEVLET POLİTİKASI KADINLARI KORUMASIZ BIRAKIYOR’
Demir, Türkiye’de devlet politikasının ailenin bekasını sürdürmeye yönelik olduğunu belirterek, devletin kadınları maruz kaldıkları şiddet karşısında korumasız ve saldırıya açık hale getirdiğini ifade etti.
MAHKEMELERDEN TÖRE, DİN, SÖZDE NAMUS İNDİRİMİ
Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi ile şiddete sıfır tolerans taahhüdü verdiğini hatırlatan Demir, sözleşmenin şiddet eylemlerinin gerçekleştirilmesinden sonra başlatılan ceza davalarında; kültür, töre, din, gelenek veya sözde namusun gerekçe olarak öne sürülemeyeceğini, bunun haksız tahrik sebebi sayılamayacağını ve ceza indirimi yapılamayacağını düzenlemesine rağmen mahkemelerin kadın cinayeti davalarında şiddeti meşrulaştıran argümanları kabul ederek indirim yoluna gittiğine dikkat çekti.
‘HAKSIZ TAHRİK YOK, CANAVARCA HİS VAR’
Adli makamların, kadınların şiddete maruz kaldığı yönündeki şikâyetlerin inandırıcılığını sorguladığını ve acil önlemler almayarak kadınları korumasız bıraktığını belirten Demir, buna en iyi örneğin Müzeyyen Boylu cinayeti olduğunu söyledi. Mesut Issı hakkında hazırlanan iddianameye dikkat çeken Demir, “Olayın oluş şekli, olay öncesi taraflar arasında tartışma olmadığı yönündeki tanık beyanları, failin olaydan önce silah ve mermi temini ve olay sonrası davranışları iddianamede belirtildiği gibi haksız tahrik olmaksızın tasarlayarak ve canavarca hisle insan öldürdüğünün kanıtıdır” dedi.
İLK DURUŞMA 9 EYLÜL’DE
İddianamenin 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle 9 Eylül’de gerçekleşecek davaya Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak takip edeceklerini belirten Demir, kadınlara yönelik şiddet ve cinayet davalarının takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydetti.