İSTANBUL – Demokratik ilkeler çerçevesinde herkesin dahil olduğu, toplumsal bir sözleşmenin önemine dikkati çeken eski AHİM Yargıcı Rıza Türmen,  amaçlarının sadece seçim ittifakı yapmak olmadığını aynı zamanda bir arada yaşaya bilecek ortak bir zemin yaratmak olduğunu söyledi.

Demokrasi İçin Birlik (DİB), Taksim’de bulunan Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul Makine Mühendisleri Odasında (MMO), “Demokrasiyi kazanmak için, yeni bir toplumsal sözleşme için güç birliğine çağrı” başlığıyla panel düzenledi. Panele, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sedat Şenoğlu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Bakanı Akın Birdal, HDP eski Milletvekili Levent Tüzel, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Emek Partisi (EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Eski AHİM Yargıcı Rıza Türmen, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir, Yurttaş Girişiminden Gencay Gürsoy ve çok sayıda kişi katıldı.
Panel’in moderatörlüğünü DİB’ten Nesteren Davutoğlu yaparken, Ayşe Devecioğlu ise hazırladığı, “Demokrasiyi kazanmak için, yeni bir toplumsal sözleşme için, demokratik güç birliğine çağrı” başlıklı bildiriyi okudu.
‘DEMOKRASİ MÜCADELESİ ETİK SORUMLULUKTUR’
Bildirinin okunmasının ardından DİB kurucularından ve eski AHİM yargıcı Rıza Türmen söz alarak, 31 Mart yerel seçimlerinin Türkiye’de bir şeyleri değiştirmek için demokrasi güçlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini, öğrettiğini dile getirdi. Mardin, Diyarbakır ve Van Büyükşehir Belediyelerine ve CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na verilen 9 yıl 8 ay hapis cezasına dikkati çeken Türmen, “Bütün bu gelişmelere baktığımızda Türkiye’de rejimin geldiği durumu gösteriyor. Hazırlanan bildirinin amacı seçim için oluşturulan ittifakı demokratik ilkeler çerçevesinde birleştirmektir. Bu önemli bir şey demokrasi mücadelesi vermek etik bir sorumluluk ister ve bunu mutlaka yapıp birleşmeliyiz” dedi.
‘AMACIMIZ ORTAK ZEMİN YARATMAK’ 
Türkiye’de tüm toplumsal kesimleri ve STK’leri içine kapsayacak şekilde örgütlenmeye ihtiyaç olduğunu dile getiren Türmen, “Herkes kendini bu yaratılacak demokrasi ağının birer düğümleri olarak görmeli. Bu çalışma buna hizmet ederse ülkenin önü açık olacak. Sadece bize benzeyen değil bize benzemeyenlerle de yeni bir siyaset ortamı ortaya çıkarmak lazım. Bunun için yeni bir biz yaratmak lazım. Bunun için bir toplumsal sözleşme gerekli demokratik ilkeler çerçevesinde herkesin katıldığı böyle bir toplumsal sözleşme bizi genişletir. Amacımız sadece ittifak yapmak değil aynı zamanda bir arada yaşayacak ortak bir zemin yaratmak. Biz herkesi kapsayan bir hareket başlatabilirsek herkesi içine alan bir hareket bizim başarımızın anahtarıdır” diye konuştu.
‘ÜLKEYİ DAHA YŞANILIR KILMALIYIZ’
AKP döneminde ülkenin yaşanmaz bir hale geldiğini vurgulayan Türmen, ülkeyi daha yaşanılır bir hale gelmesi için bu hareketin çok önemli olduğunu ifade etti. Türkiye halklarına alternatif projeler sunmaları gerektiğini sözlerine ekleyen Türmen, “Böyle bir ülkede yaşamak istemiyoruz. Peki, nasıl bir ülkede yaşamak istiyoruz, bizim projemiz nedir bunu topluma sunmalıyız. Sadece Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini kaldıralım sonra eski sisteme dönüş yapalım değil. Yeni bir sistem oluşturmamız lazım. Bunun için genel demokrasi önemli. Halkın yönetime doğrudan katıla bileceği yeni kir demokrasi anlayışına ihtiyaç var” diye konuştu.
‘ELİMİZDE ÖNEMLİ BİR FIRSAT VAR’
“Elimizde çok önemli bir fırsat var. Büyük belediyelerin muhalefete geçmesi önemli bir fırsat bunu iyi kullanmalıyız” diyen Türmen, “Yeni bir kolektif ve ortak stratejiyle sürece yanıt olmamanız lazım. Kayyum problemi var. Yarın adalet reformu gelecek. Yargı bağımsız değilse bu reform bir şakadan ibarettir. Bir barış problemimiz var. Ülke içinde ve dışında şiddete bulaşmış ülkeyi bu şiddet sarmalı da çıkarıp barışçıl bir eksende oturtmak lazım. Bunu yapmazsak bu toplum kendi için de şiddet sarmalına girecek. Özel hayatımızda şiddetin rolü artıyor. Barışçıl söyleme ihtiyaç var” diye belirtti.
‘MAYA TUTACAK’ 
Ardından kısa bir konuşma yapan Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, ekonomik siyasal alanda gittikçe derinleşen krizlerin yaşandığını böyle bir süreçte bu çağrının önemli olduğunu söyledi.
Yurttaş Girişiminden Gencay Gürsoy ise, girişimin umut vaat ettiğini, her şeye rağmen bu birlikteliğin bu kez maya tutacağını ifade etti.
‘YAN YANA GELİRSEK SONUÇ ALIRIZ’
Ardından söz alan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, düşümce ve ifade özgürlüğünün geldiği durumu tartışmak yerine buna neden olan etkenlerin tartışılması gerektiğini söyledi. Kendisine verilen 9 yıl 8 aylık hapis cezasına değinen Kaftancıoğlu, “Verilen bu karar zerre kadar benim için önemli değil. Düşünce ve İfade özgürlüğü konusunda mağduriyetler yaşanıyor. Birlikte hareket edemezsek bu mağduriyetler yaşanmaya devam edecektir. Bizler anlayışı değil kişileri konuşuyoruz. Damadın ne yaptığını konuşmak yerine damadı konuşuyoruz. Sarayda yapılanları değil kişiye bakıyoruz kişilerden ziyade anlayışları tartışmanın kanallarını oluşturmalıyız” diye konuştu. DİB’in çok önemli olduğunu sözlerine ekleyen Kaftancıoğlu, “Eksiklerimize rağmen bizler yan yana gelebildiğimizde sonuç ala bileceğimizi gördük. Bizim en büyük suçumuz örgütlenememeyi başaramamak. Bunu hep birlikte deneyimledik. Bu günden sonra bunu nasıl yapacağız, bunu tartışmamız lazım. Yöntem belli tarif belli” dedi.
‘BAĞLILIĞIMIZ SOKAKTADA SÜRMELİ’ 
Son olarak söz konuşan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ise şunları söyledi: “Önümüz de çok fazla saldırıya açık mayınlı yerler var. Bu yolu aşmak için bağlılığımızın sadakatimizin sokakta da sürmesi gerekiyor. Mücadele birliğini doğru bir şekilde kurmazsak istediğimiz şekilde gitmez bu birliktelik. Milyonlara varan Kürt halkının söz söyleme gücünü bertaraf edilirken, çok daha güçlü bir şekilde ses çıkarmak gerekiyor. Büyükşehir belediye başkanlarının saraya gidip toplantıya katılmak ve Erdoğan’ın konuşmasını yumuşatıcı olarak nitelemek talihsizlik olarak tarif ediyoruz. Eğilip bükülmeden sözümüzü sisteme yöneltmeliyiz. 23 Haziran seçimlerindeki birlikteliğe zarar getirecek sözler kullanılmazsa ilk secimde daha büyük sonuçlar alacağız.”    (MA)