Üçlü zirveye katılan Ruhani ve Putin anayasa komitesi listesi üzerinde mutabakata vardıklarını açıklarken İdlib’ee dair kaygılarını ise bir kez daha dile getirdi.

Üçlü Suriye zirvesi Ankara’da yapıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İran lideri Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin’in katılımıyla yapılan zirve sonrası basın toplantısı düzenlendi.

Öncesinde ise liderler öncesinde iki görüşmeler gerçekleştirdi. Liderler Suriye Anayasa Komitesi’ne katılacak ki,şilerin yer alacağı listenin onaylandığını belirti. Erdoğan bu konudaki soru üzerine “Bir isim üzerinde uzlaşmazlık vardı, o konudaki sorun da giderildi” yönünde konuştu.

İlk konuşmayı yapan Erdoğan şunları söyledi:

“Anayasa komitesinin oluşumu konusundaki pürüzler giderildi.

Sayın Ruhani ve Sayın Putin’i güvenli bölge tesisi konusunda bilgilendirdim.

Suriye’nin kuzeyinde terör koridoru oluşmasına müsamaha göstermeyeceğimizi kendilerine ilettim.

Suriye’nin geleceği için en büyük tehlike kaynağı PKK ve onun uzandısı olayan YPG/PYD’dir. YPG varlığı devam ettikçe Suriye huzura kavuşamaz. Nihai hedefimiz Suriye’nin kuzeyinde bir barış koridoru oluşturarak ülkenin bölünmesini engellemektir. Ülkenin bölünmesini engellemek. ABD’ye iki hafta içerisinde hedeflenen başarıyı yakalayamazsak kendi adımlarımızı atacağımızı her iki ülkeye de ilettim.

Ülkemizin yeni bir göç akınını kaldırması mümkün değildir. Fırat’ın Doğusu’ndaki barış koridoru mülteciler için de bir liman olacaktır. Bu hattı Deyrizor, Rakka tarafına indirirsek geri dönecek sığınmacı sayısı üç milyonu aşabilir. Geri dönecek Suriyeli kardeşlerimiz için bu bölgelerde uluslararası toplumun da desteğiyle yeni yaşam bölgeleri inşa edilmesi mümkündür. Bu çerçevede yakın zamanda önemli bir adım attık. Irak, Lübnan ve Ürdün’le birlikte Suriyeli mültecilerin geri dönüşü için bir konferans düzenlenmesi için çalışmalar gerçekleştireceğiz.”

RUHANİ: 9 AY YETMEDİ Mİ?

“Faydalı ve yapıcı bir toplantı gerçekleştirildi. Türkiye’nin ev sahipliğinde bu toplantıda iyi bir fırsat ortaya çıktı. . Astana sürecindeki bütün faaliyetleri bir kez daha gözden geçirdik, hem siyasi gelişmeleri aynı şekilde sahadaki gelişmeleri inceleyebildik. Üç ülke birçok konuda görüş birliği içindedir. Suriye’nin toprak bütünlüğü, üniter yapısı konusunda görüş birliğine vardık. Yabancı ülkelerin Süriye’ye müdahale etmesini, içişlerine müdahale etmesine karşıyız ki bunların başında Amerika gelmektedir. Amerika’ya teröristleri desteklemiştir ya da yersiz müdahalelerde bulunmuştur. Suriye’de son derece tehlikeli hedefleri gözetmiştir. Amerika’nın bu tutumu hiçbir ülke için kabul edilebilir değildir. Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyuyoruz. Her üç lider terörizmle mücadelede aynı fikri savunmaktadırlar. Hala İdlib’de terör örgütleri bulunmaktadır, son aylarda teröristlerin terör örgütlerinin varlığı bu bölgede daha güçlü hale gelmiştir. Bu teröristlerin bölgeden çıkmasını beklemek için 9 ay yeterli değil midir? Hepimiz bu teröristlerin hangi ülkelerin paraları ile desteklendiğini biliyoruz. Mülteciler kendi evlerine geri dönmek istemektedirler. 40 yıldır 3 milyon Afgan bizim ülkemizde misafirdir. Bunların hepsi kendi evine köyüne dönmek ister. Ülkeyi güvenli hale getirmeliyiz ki Suriye halkı ülkesine dönebilmeli.

PUTİN: ATEŞKES TERÖRİSTLERİ KAPSAMIYOR

İdlib’deki ateşkes sürecinin teröristleri kapsamadığını vurgulayan Putin şunları söyledi:

Suriye krizinin çözümüne ilişkin düzenlediğimiz zirve başarılı geçti. Suriye’de kalıcı barışın tesisine katkı sunacaktır.

Diplomatlarımız anayasa komitesinin tesisi noktasında titiz bir çalışma yürüttüler.

Anayasa komitesi listesi onaylanmıştır 3 ülke tarafından.

Bu karar Ortadoğu barışına katkı sağlayacaktır.

İdlib’deki durum endişe vericidir. Bölge El Kaide bağlantılı grupların kontrolü altındadır. Buna sessiz kalamayız.

Idlib bölgesinde gerilimin azaltılması için ilave adımlar atılması konusunda mutabakata vardık.

Suriye ordusuna kısıtlı harekatlar konusunda destek vereceğiz. Ateşkes terör örgütlerini kapsamamaktadır.

Suriye’nin doğu ve kuzeyindeki gelişmeler de bizi endişelendirmek. O bölgenin Suriye hükümetinin yönetimine geçmesini gerekmektedir.     (artigercek)