ANKARA-  Ortadoğu’da 40 milyon Kürdün olduğunu ve meselenin tezkerelerle çözülemeyeceğini belirten HDP’li Hişyar Özsoy,  “Koca bir yanlışın altına imza atıyorsunuz, bu yanlışın faturasını sadece Hükümet olarak, siyaseten siz ödemeyeceksiniz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, Meclis’te kabul edilen Suriye ve Irak tezkeresine ilişkin konuştu.

Özsoy, savaş naralarının yükseldiğini belirterek, “Herhâlde Trump ile Putin’den bir ‘Gazanız mübarek olsun’ desturu bekleniyor. Böylesi bir durumda biz HDP olarak bu tezkerelere içimizi yana yana ‘evet’ demeyeceğiz, gönül rahatlığıyla ‘hayır’ diyeceğiz” dedi.

‘TÜRKİYE KÜRT MESELESİNDE EN KRİTİK NOKTADA’

Kırk yıldır sınır ötesi operasyonların olduğunu belirten Özsoy, gelinen noktada Türkiye’nin Kürt meselesi konusunda en kritik ve buhranlı dönemi yaşadığını ifade etti. Özsoy, “Hatta terör ve terörle mücadele söylemi o kadar çok gelişmiş ki altında Kürt meselesi olduğunu yani odadaki büyük filin Kürt meselesi olduğunu artık kimse tartışamıyor bile. Altı yıl önce bu Mecliste Kürt meselesi, çözüm konuşuluyordu, analar ağlamasın, çocuklar ölmesin konuşuluyordu. Beş yılda geldiğimiz nokta gerçekten hayret verici” diye konuştu.

Özsoy, devamla şunları söyledi: “ ‘Katil Esed’ dedikleri rejimle görüşmeler yapıldı, şu an itibarıyla da yapılıyor, Türk istihbaratı şu an Esat’la düzenli olarak görüşmeler yapıyor. Şu an, bir taraftan aslında Esat’a laf atarken diğer taraftan Esat’la görüşüp acaba birlikte yine bu ‘Kürt anasını görmesin.’ siyasetini nasıl sürdürebiliriz üzerine birtakım politikalar uygulanıyor.

TÜRKİYE’NİN  SURİYE’DEKİ HEDEFİ

Bizim düşüncemiz şudur: Türkiye Cumhuriyeti devletine şu an hâkim olan mantığın söylediği güvenlik kaygıları doğru değildir, yerinde değildir ve çarpıtmadır. Buradan hedeflenen şey sınırın karşı tarafından buraya gelebilecek somut tehditler değil; açıkçası, Kürtlerin Suriye’de Kuzey Irak’takine benzer bir özerk bölgeye sahip olmaları ciddi bir tehlike olarak görülüyor yani ulusal güvenliğe tehdit olarak görülen orada bazı militanların Türkiye’ye kurşun sıkması filan değil, Kürtler tıpkı Irak’ta olduğu gibi özerk bir yönetime sahip olabilirler ve bu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin üzerinde kurulu olduğu temel ideolojiyi çelen bir şeydir.

GÜVENLİ BÖLGE

Arkadaşlar, bu ‘güvenli bölge’ dediğiniz yerde insanlar yaşıyor ya. Kürtler yaşıyor, Araplar yaşıyor, Keldaniler yaşıyor, Yezidiler yaşıyor, insanlar yaşıyor; insansız bir coğrafya değil. Şu an Cumhurbaşkanının iştahla dillendirdiği şey nedir? Dünyaya söylüyor, özellikle Avrupalılara: ‘Siz müsaade edin, hatta parasını da siz bize verin -25 milyar euro tutuyor- biz o bölgeyi güvenli bölge yapalım. E, tabii, Kürtleri oradan çıkaracağız.’ Yerine kimi yerleştireceğiz? Yerine, Suriye savaşının artığı olarak hayatları parçalanmış, bir şekilde Türkiye’ye sığınmak zorunda kalmış olan insanları biz buraya yerleştireceğiz.

SURİYE VE IRAK TEZKERESİ

Birçok insan bu tezkerelerle bu meselenin çözülmeyeceğinin çok iyi farkında. Niye farkında? Orta Doğu’da 40 milyon Kürt var, 4 ülkede yaşıyorlar ve Türkiye Cumhuriyeti devleti bugün itibarıyla bu Kürtlerle ne yapacağını bilmiyor, büyük bir kriz içerisinde. Türkiye, sınırlarında yaşayan Kürtlerle ne yapacağını bilmiyor. Pozitif anlamda söylüyorum, bildikleri tek şey ‘E, son terörist ölene kadar biz saldıracağız, vuracağız, kıracağız.’ Denendi. Sadece siz denemediniz kendinizi, sizden önce deneyenler oldu.

SURİYE’DE DEMOKRATİK BİR REJİM ORTAYA ÇIKMASI GEREKİYOR

Şimdi, insanlar savaş alanlarına sürülecek, görünen o. Suriye konusunda ve Kürt meselesi konusunda bizim düşüncemiz şudur:  Biliyorsunuz Suriye’de bir Anayasa Komitesi çalışması var. Hepimizin çıkarınadır; Türkiye’nin, Türkiye’de yaşayan herkesin, Türklerin, Kürtlerin ve Suriye’de yaşayan bütün halkların çıkarınadır. Bir an önce Suriye’de istikrarlı, demokratik bir rejimin ortaya çıkması gerekiyor. İnanın, mülteciler meselesi de ancak bu şekilde çözülür.

KOCA BİR YANLIŞA İMZA ATILIYOR

Bir an önce bu, Suriye’deki çözüm sürecini bizim ilerletmemiz gerekiyor. Koca bir yanlışın altına imza atıyorsunuz, bu yanlışın faturasını sadece Hükûmet olarak, siyaseten siz ödemeyeceksiniz. Zaten şu ana kadar Suriye politikasında yaptığınız hatalar yüzünden insanlar iktidar partisine bedel ödetmiştir, önümüzdeki dönemde de ödetecektir ama bu bedeli, biz istiyoruz ki Türkiye’de yaşayan halklar ödemesin, Türkiye halklarına ciddi bir fatura çıkmasın.”   (MA)