MERSİN– Mersin’de savaşa karşı açık tutum sergileyen siyasi parti ve oluşumların temsilcileri, Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıların halklar arası büyük yaralara yol açacağını belirterek, çözümün barış ve demokratik diyalog olduğunu söyledi.

Mersin’de savaşa karşı tutum açıklayan siyasi parti temsilcileri, Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük operasyonları durdurmasını istedi. Operasyonu işgal girişimi olduğunu belirten parti temsilcileri, bu girişimin halklar arasında büyük yaralar açtığını ve tarihi bir hata olduğunu dile getirdi.
‘ÇÖZÜM DİYALOG SÜRECİNDE’
Emek Partisi (EMEP) Mersin İl Başkanı Mehmet Taşçı, Suriye politikasının başından beri yanlış ilerlediğini, bir yandan Rusya’ya diğer yandan ABD’ye yeşil ışık yakan politikalar neticesinde hareket etmenin yanlış olduğunu söyledi. Bölgeden Türkiye’ye karşı her hangi bir tehdidin söz konusu olmadığını vurgulayan Taşçı, “Asıl derdi bu savaş politikasıyla ülke içindeki halk muhalefetini bastırmak. Bu noktada tüm muhalefet güçlerinin, başta ana muhalefet partisi olmak üzere tüm güçlerin bu savaşçı anlayışa hayır demesi gerekiyor. CHP’nin, dış politika söz konusu olduğunda çok büyük bir tutarsızlık sergilemektedir. İktidarın Suriye’de izlediği politikanın yanlışlığından dem vururken, tezkereye evet demesi çelişkilerle dolu bir yaklaşım. Emek Partisi olarak tüm muhalefeti savaşa karşı hayır demeye çağırıyoruz. Çözüm savaşla değil, barışçıl ve demokratik bir diyalog sürecinin başlamasıdır” dedi.
‘HALKLARIN BİR ÇIKARI YOK’
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin İl Eşbaşkanı Mustafa Işık, bu savaşın hiç kimseye bir faydası olmayacağını belirterek, “Yüz binlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın yerinden yurdundan olmasına yol açan Suriye savaşının sonuna gelinmişken bu bölgeye yapılacak bir operasyon ne oradaki halklara ne de Türkiye halklarına bir fayda sağlayacaktır. Tam tersine büyük ölçekli bölgesel bir savaşın sebebi olacaktır. Biz hem bölgede hem de ülkemizde tüm insanları bu savaşa karşı açıkça tutum almaya çağırıyoruz. Bu savaştan halkların bir çıkarı yoktur” diye belirtti.
‘TARİHİ BİR HATA’
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Selahattin Güvenç de, savaşın halklar üzerinde büyük bir yıkıma sebep olacağını ifade ederek “Kuzey Suriye halkları, otoriter rejimlere, çetelere karşı bugüne kadar büyük bir irade gösterdiler. Rojava halkının Türkiye ile hiçbir sorunu da yok. Onlara savaş açmak gelecekte büyük tahribatlara yol açacaktır. Halkın çocuklarının ölümüne sebep olmak tarihi bir hatadır. Biz Türkiye’nin bu hataya düşmemesini, halkları düşmanlaştıran politikalardan vazgeçmesini istiyoruz” diye konuştu.
‘SARAY’IN SAVAŞI’
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Mersin İl Başkanı Bülent Ufuk Ateş, bu savaşın Türkiyeli emekçilerin ve halkların değil, Saray Rejimi’nin bir savaşı olduğunu söyledi. AKP’nin Kürt halkının kazanımlarına saldırarak cihatçı çetelere alan açmaya çalıştığına dikkati çeken Ateş, “Barış Pınarı adı verilen bu işgal girişimi bölgedeki halkları olduğu gibi Türkiye halklarını da git gide yoksulluğa ve açlığa mahkum edecek bir girişimdir. Emperyalist hayallerle başlayan bu süreçte, Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’ye karşıt bir konumdaymış gibi durarak, yine ABD’nin açtığı alanda yeni maceralar peşinde, onların taşeronluğunu yapmaktadır. Solcular ise Suriye’de yaşayan Arap, Kürt, Türkmen ve Êzidî halkları ile birlikte bir çözüm aramalıdır” dedi.  ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye dönük ekonomik tehditlerine de değinen Ateş, bu tehditleri savuracak olanın yine Türkiyeli halklar, işçiler ve anti-emperyalist güçler olduğunu dile getirdi. Ateş, şöyle devam etti: “Türkiye’nin işçileri halkları Saray Rejimi’nin savaş girişimlerine karşı durmalı ve mücadeleyi yükseltmelidir.  Özelde Türkiye İşçi Partisi, genelde de Türkiyeli sosyalistler, barışa ve kardeşliğe olan ihtiyacı haykırmaya devam edecektir. ”
‘MALUMUN İLAMI’
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Mersin İl Başkanı Alper Fırat Gedik ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, bir açık oturumda, bölgedeki DAİŞ tehdidine ilişkin bir soruya gülerek verdiği “Bir şey olmaz” cevabına dikkati çekerek, Soylu’nun cevabının Türkiye ile DAİŞ arasındaki ilişkileri için malumun ilamı olduğunu söyledi. Gedik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu saldırı Kürt ve Türk halklarının kardeşliğine yapılan bir saldırıdır. Tüm Türkiye ve Ortadoğu halkları bu işgal girişimine karşı ortak hareket etmeli. İçerde sıkışan AKP-MHP Saray İttifakı, Kürtler üzerinden kendi meşruluğunu yeniden üretmeye çalışıyor. Soylu’nun IŞİD ile ilgili açıklaması için ise ancak malumun ilamı denebilir. Bir çok cihatçının Türkiye’de eğitilmesi de göz önünde bulundurunca IŞİD ile ilişkilerin açığa  vurulduğunu görüyoruz.”   (MA)