ANKARA – Kuzey ve Doğu Suriye’de kimyasal silah kullanıldığı iddialarına ilişkin “Telafisi olmayan hastalıklar ve doğa tahribatına neden olan bu gazların kullanılması kabul edilemez” diyen Dr. Ali Karakoç, bağımsız heyetlerin acilen incelemede bulunması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye operasyonunda Serêkaniyê’de kimyasal silah ve fosfor bombası kullanıldığı iddiası gündemdeki yerini koruyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Tabip Odası (ATO) Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç, bağımsız heyetlerin bölgede incelemelerde bulunmasına izin verilmesi gerektiğini belitti.
Karakoç, “Telafisi olmayan hastalıklar ve doğa tahribatına neden olan bu gazların kullanılması kabul edilemez” dedi. Kimyasal silah ve gazları “Toplu ölümlere neden olan, vücutta çeşitli organ doku kaybına neden olan yaygın kullanılan savaş aletler” olarak tanımlandığını belirten Karakoç, kimyasal silahın kullanıldığı dönemdeki hava koşulları, silahın cinsi ve emilimine bağlı olarak etkisinin kısa ya da uzun vadede olacağına dikkat çekti.
‘EN ÇOK KULLANILAN SARİN VE HARDAL’
Kimyasal silahların sınıflandırılmasının etkilerine göre yapıldığını dile getiren Karakoç, şunları söyledi: “En çok bildiğimiz kimyasal gaz sarin gazı ve sinir gazıdır. Bir bölgede kullanıldığı zaman canlılarda ki solunum sistemini felç ediyor. Solunum sistemi felç olan bir canlı boğularak hayatını kaybeder. Yakıcı gazlar da sık sık kullanıldığı biliniyor en bilineni hardal gazıdır. Hardal kimyasal silah olarak kullanıldığı zaman yakıcı etkisi oluyor deriye temas ettiği zaman yanmalara neden oluyor. Maruz kalan kişi elbisesinde herhangi bir yanık olmamasına rağmen vücudu yanar iç organlarda yaralanmalara neden olur.  Gözde yanmalara neden olabiliyor aynı sarin de olduğu gibi akciğere zarar verebiliyor.”
‘BAĞIMSIZ HEYETLERE İZİN VERİLMELİ’
Kimyasal silah ve gazların 1925 yılında Cenevre Protokolü’ne göre yasakladığını hatırlatan Karakoç, “Maalesef kimyasal silah ve gaz 20’inci ve 21’inci yüzyılda savaşlarda yasak olmasına rağmen kullanılmıştı. Birinci dünya savaşında ölümlerin yaklaşık yüzde 4’ü kimyasal silahlardan kaynaklıdır. İkinci dünya savaşında Mussolini, Habeşistan’ı (bugünkü Etiyopya) işgal etmek için kullanmıştır. Bizim coğrafyamızda Halepçe’de Saddam Kürtlere karşı kullanmıştı. Hala hafızalarımızda tazeliğini koruyor” şeklinde konuştu.
‘NUMUNE ALINMALI’
1989 yılında BM’nin Paris Anlaşması ile beraber kimyasal silah ve gaz kullanmanın kesinlikle yasaklandığına dikkati çeken Karakoç, Suriye’de 8 yıldır yaşanan savaşta zaman zaman kullanıldığı ve bağımsız heyetlerin incelemesine izin verilmediğinin altını çizdi. Karakoç, “Sosyal medyada gördüğümüz kadarıyla vücudu yanan 13 yaşında ki bir çocuğun yanmış vücudu ile fotoğrafları paylaşılıyor. Bağımsız heyetlerin gidip inceleme yapması gerekiyor, numune alınması lazım. Maruz kalan kişinin elbiseleri incelenmeli, topraktan ve suda numune alınması lazım” ifadesinde bulundu.
Karakoç, kullanılan kimyasalın cinsinin belirlenerek, konuyla ilgilenen uluslararası kuruluşlarla beraber ortak önlemler alınması gerektiğini belirtti.   (MA)