ABD Temsilciler Meclisi’nde konuşan MSD Yürütme Kurulu Başkanı Îlham Ehmed, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırısında katledilen sivillerin fotoğraflarını, kullanılan silahlar ve etkilerini ve paramiliter güçlerin uygulamalarını tek tek fotoğraflarıyla birlikte gösterdi.

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Kurulu Başkanı Îlham Ehmed, ABD Temsilciler Meclisi Gözetim ve Reform Komisyonu’nda, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırısının sonuçlarına ilişkin bir sunum yaptı. Suriye’de yıllardır devam eden savaşın her dakikasının tanığı olduklarını hatırlatan Îlham, özgür bir yaşam yaratabilmek için mücadele ettiklerini dile getirdi.
‘HEDEFİMİZ ÖZGÜR BİR YAŞAM’ 
Kürt, Arap, Süryani ve diğer halkların özgür bir yaşam yarattığını ifade eden Îlham, Suriye’nin yüzde 30’unun da bu halklar öncülüğünde DAİŞ çetelerinden kurtarıldığını anımsattı. Îlham, “Demokratik Özerk Yönetim çatısı altında tüm inanç ve halklar ortak bir yaşam sürdürüyor. DAİŞ’in yok edilmesinin ardından tamamen özgür bir yaşam yaratmayı hedefliyorduk” dedi.
DAİŞ ile mücadelede 11 bin şehit ve 25 bin yaralı verdiklerini kaydeden Îlham, ABD’nin DAİŞ’in bitirilmesinin ardından Suriye krizinin barışçıl yollarının bulunması ve bölgenin saldırılara karşı korunması sözünü verdiğini anımsattı.
Îlham, konuşmasına şöyle devam etti: “ABD, Türk devletinin Efrîn’e dönük saldırıları ile birlikte bölgede askerleri bulunmadığı için duruma müdahil olamayacağını söyledi. Askerlerinin bulunduğu bölgelere dönük saldırılara müsaade etmeyeceklerini söyledi. Bu temelde ABD’ye güveniyorduk. Türk devletinin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük işgal saldırılarına karşı ABD güçlerinin bulunduğu alanları saldırılara karşı koruyacağına inanıyorduk. ABD’nin bölgenin hava sahasını uçuşa yasaklayacağını umuyorduk. Bölgelerimize dönük bir saldırının gerçekleşmemesi için güvenli bölge anlaşmasını kabul ettik. Bu temelde sınır hattındaki güçlerimizi çektik ve ABD ile ortak devriyeler atmaya başladık. Ancak ABD Başkanı Donald Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında varılan anlaşma çerçevesinde Türkiye’nin bölgelerimize saldıracağını anladık.”
‘SİVİLLER KATLEDİLDİ’ 
Serêkaniyê’nin saldırılarda yıkıldığını vurgulayan Îlham, “Türk devleti çeteleri siyasetçilerimizi katletti. Sivil katliamında bulundu. Yine sivillere yasaklı fosfor silahları ile saldırdı. Saldırılar altındaki imkansızlar nedeniyle bu durumu belgeleme imkanı da bulamıyoruz. Saldırıların durdurulması için her yolu denedik ancak nihayetinde 120 kilometre uzunluk ve 32 kilometre derinliğinde bir alan işgal edildi” dedi.
‘BİZE SALDIRAN DAİŞ EMİRLERİ’
Îlham, “Türk devletinin saldırılarında yer alanlar DAİŞ emirleriydi. ÖSO adı altında güçlerimize saldırıyorlar. Sürekli kafalarımızın kesilmesi ile tehdit ediyor ve DAİŞ sloganlarını kullanıyorlar. Türk devletinin saldırılarında aralarında 6 Fransız, 2 Belçika vatandaşı birçok DAİŞ çetesi de kaçmıştır” dedi.
‘TEHDİT SÜRÜYOR’
Dünya halklarının DAİŞ tehdidi altında olduğunu ifade eden Îlham, “New York’ta patlamalarda bulunan çeteler, cezaevlerimizde tutuklu. Tehdit büyük ve Türkiye bu çeteleri koruyor. DAİŞ’in bölgeye dönük saldırılarda bulunduğu bir dönemde Türk devleti bölgeyi parçaladı. DAİŞ’e karşı savaşan bir kadın savaşçının bedenine dahi saldırdılar” diye belirtti.   (MA)