HABER MERKEZİ- Serêkaniyêli göçmenler, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e mektup yazarak, saldırılardan dolayı göç etmek zorunda kalan siviller için acil harekete geçme çağrısında bulundu.

Qamişlo halkı ile Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye saldırıları sonucu yerinden edilen Serêkaniyeli göçmenler, Qamişlo’nun Xerbi Mahallesi’nde bir araya gelerek, Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliğine yürüdü.

Saldırılara tepki gösterilen konuşmaların ardından Serêkaniyê ve Girê Spî göçmenleri adına yazılmış mektup, BM Genel Sekreteri’ne ulaştırılmak kaydıyla BM temsilciliğine teslim edildi.

Mektupta şu ifadeler yer aldı:

“BM Genel Sekreteri Sayın Antonio Guterres;

Biz, Qamişlo’daki temsilciliğiniz önünde 10 gündür eylem yapan Serêkaniyê ve Girê Spîli yurttaşlarız. Bize destek olmanız ve ivedi bir şekilde cevap vermeniz için bekliyoruz fakat tarafınızdan halen bir cevap alabilmiş değiliz.

Sayın Genel Sekreter, evsiz kalan bütün halklardan kadın, çocuk ve yaşlılar, size, acil bir şekilde müdahalede bulunmanız ve Türk devleti ile onun terörist gruplarının saldırılarından dolayı göç etmek zorunda kalan sivillerin insani bir kriz yaşamaması için harekete geçmeniz çağrısında bulunuyoruz. Bugün Qamişlo’daki BM temsilciliği önündeki eylemimizi sonlandırıyor, Waşûkanî Göçmen Kampı ve Reqa’da Girê Spîliler için açılan kampta eylemimize devam edeceğimizi belirtiyoruz. Söz konusu kamplar Özerk Yönetim tarafından kısıtlı imkanlarla oluşturulmuştur. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, bu çetin süreçte hiçbir destek ve yardımda bulunmamıştır. Girê Spî ve Serêkaniyê’den göç etmek zorunda kalanların sayısı 300 bin kişiye ulaşmıştır.

Bununla birlikte BM denetiminde kent ve köylerimize güvenli bir şekilde dönmek için bir mektup göndermiştik. Ancak mektubumuza halen yanıt gelmemiştir. Bir kez daha belirtiyoruz; hiçbir şekilde Türk devleti ve onun terör gruplarına güvenmiyoruz. Bununla birlikte sizin de bildiğiniz gibi Türk devleti OPCW’nin gerçekleri örtbas etmesi ve Serêkaniyê’de yasaklı silahların kullanıldığını gizlemesi için rüşvet vermiştir. Efrîn’de yaptığı gibi bölge demografisini değiştirmek isteyen Türk devletinin en başından beri amacı, vahşi saldırılar öncesi zaten güvenli olan bölgelerimizi yine güvenli bölge adı altında işgal etmek ve kendine bağlı El Nusra ve DAİŞ çetelerini bölgeye yerleştirmektir.

Sayın Genel Sekreter, çağrımız, uluslararası bir komite oluşturularak kent ve köylerimize geri dönmek ve bu komitenin Türk devletinin bölgelerde kamu ve özel mülkiyetlere, hastanelere, okullara, ibadethanelere, Heyva Sor a Kurd ve Uluslararası Kızılhaç örgütünün hastanelerine yapılan saldırıları yerinde incelemesidir.

Ayrıca, bölge halkının tüm mal ve mülkleri Türk devleti ve çeteleri tarafından gasp edilmiş ve yağmalanmıştır; yurttaşların evlerine dönmesine izin verilmemektedir. Bu nedenle uluslararası yasaların ve ahlakın temsilciliğini yapan sizi, Türk devleti ve terörist gruplarının haklarımıza yönelik ahlaki olmayan insanlık dışı saldırılarını durdurmaya, üzerimizdeki zulüm ve saldırıların son bulması için sesimiz olmaya davet ediyoruz.”

Mektubun okunmasının ardından kitle, eylemlerini devam ettirmek üzere Serêkaniyê ve Girê Spî halkı için kurulan göçmen kamplarına doğru yola çıktı.   (MA)