İSTANBUL – SHD İstanbul Temsilciliği Ağustos, Eylül ve Ekim aylarını kapsayan “Sosyal Hak İhlalleri Ve Sosyal Cinayetler Raporunu” açıkladı. Raporda 2019 Ağustos, Eylül, Ekim ayları içinde İstanbul’da 49 kişi sosyal hak ihlalleri nedeniyle yaralandı, 5 kişi ise sosyal cinayete kurban gitti. 26 çocuk kuran kurslarında cinsel istismara maruz kaldı.
Sosyal Haklar Derneği (SHD) İstanbul Temsilciği hazırlamış olduğu “Sosyal Hak İhlalleri Ve Sosyal Cinayetler Raporunu” raporunu açıkladı. 2019 yılının Ağustos, Eylül ve Ekim aylarını kapsayan 3 aylık raporda İstanbul, geçen üç ay içerisinde her alanda sosyal hak ihlalleri, ihmalleri ve bunların sebep olduğu sosyal cinayetlerin yaşandığı belirtildi.
‘MERKEZİ VE YEREL İKTİDARLAR SORUMLUDUR’
Geçtiğimiz günlerde Özel Halk Otobüsü şoförünün gerçekleştirdiği saldırı, ıspanak nedeniyle meydana gelen zehirlenme vakası,  merkezi ve yerel iktidarların milyonlarca yurttaşın can ve mal emniyetleri hususundaki karnelerini bir kez daha gözler önüne serdiği belirtilen raporda, “Fatih’te 4 kardeşin intiharı arkasındaki sosyal dram ise, sosyal haklar konusundaki eksikliklerin ne boyutta olduğunun en açık göstergelerinden bir tanesi sayılmalı. Yetişkin 4 yurttaşın yoksulluk ve yoksunluk nedeniyle İstanbul’un ortasında yaşamlarını sürdüremez hale gelmesinden hiç kuşkusuz merkezi ve yerel iktidarlar sorumludur” denildi.
’49 KİŞİ YARALANDI,5 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ’
“2019 Ağustos, Eylül, Ekim ayları içinde İstanbul’da 49 kişi sosyal hak ihlalleri nedeniyle yaralandı, 5 kişi ise sosyal cinayete kurban gitti” denilen raporda şu hususlara dikkat çekildi: “Milyonlarca insanın yaşadığı, elle tutulur bir şehir planlaması stratejisi bulunmayan mega kentte, 5 kişi kamu sorumluluğu altında ‘güvenilir bir sosyal yaşam ortamı’ sunulmaması sebebiyle yaşamını yitirdi. Ölümlü vakaların en göze çarpan nedenleri olarak şehir planlaması ve altyapı problemlerinden ileri geldiği görülmektedir. Buna ek olarak şehirde bitmek bilmez inşaat heyulası sebebiyle hafriyat kamyonları ve iş makinaları tehlike saçmaktadır.”^
‘DEPREME HAZIR DEĞİL’
Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 şiddetinde yaşana  depreme dikkat çekilen raporda şu ifadelere yer verildi: “Silivri’de meydana gelen 5.8 şiddetindeki deprem, İstanbul’un beklenmekte olan ‘büyük depreme’ geçen on yıllara rağmen hala hazır olmadığını gözler önüne serdi. Yurttaşların barınma haklarına yönelik ne tür önlemlerin alındığı bir yana, başta okullar ve hastaneler olmak üzere kamu binalarının depreme hazır olmadığı ortaya çıktı.”
‘DENETİMLER ARTTIRILMALI’
İstanbul’da yaşanan ekolojik tahribata dikkat çekilen raporda şehir merkezi ve ilçelerind bulunan fabrika, atölye, atık toplama merkezleri, geri dönüşüm işleme merkezleri gibi yurttaşların sağlığını tehdit edebilecek, ekolojik tahribata yol açabilecek ünitelerin acilen şehir dışına taşınmaları ve denetimlerin arttırılması gerektiği belirtildi.
‘KURAN KURSLARINDA 26 ÇOCUK İSTİSMAR EDİLDİ’
Kuran Kurslarında 3 ay içinde 26 çocuğun cinsel istismara maruz kaldı belirtilen rapor şu şekilde devam ediyor: “Tüm yurttaşların en önemli sosyal hakkı olan eğitim hakkının kanayan yarası haline gelen unsurlardan bir diğeri de dini eğitim verdiği iddiası taşıyan Kuran kursu adı altındaki denetimsiz kontrolsüz yerlerde cinsel istismar vakalarıdır. Sadece İstanbul’da son üç ay içerisinde 26 çocuk kendileri ya da aileleri tarafından dini eğitim almak üzere gönderildikleri kuran kurslarında cinsel istismara uğradı. Sıkça kamuoyuna yansıyan çocuklara yönelik bu tarz vakalara rağmen bu kurumların kapatılmaları ya da ciddi olarak denetimleri konusunda halen somut adımlar ne yazık ki atılmamaktadır.”
‘SOSYAL CİNAYETLERE DAVATİYE ÇIKARILACAK’
Çocukların oyun oynayabilecekleri sosyal tesis alanlarının eksikliği acil çözümlenmesi gereken sorunların başında geldiği belirtilen raporda, bu eksikliğin giderilmesi için acilen kısa, orta ve uzun vadeli bir planlama yapılması gerektiği bunun yapılmadığı takdirde çocuklar sokaklarda ölüm riski altında oynamaya devam edecekleri, bunun da yeni sosyal cinayetlere davetiye çıkaracağı belirtildi.
‘TAKİBİ YAPILACAK’
Tüm bu yaşanan ölüm ve yaralanmaların kader, fıtrat değil, birer sosyal cinayet olduğu belirtilen raporda, “Bu rapor sosyal hak ihlallerinin ve cinayetlerin vuku bulduğu yerel yönetimlerin yetkilileri ile de paylaşılarak takipleri yapılacaktır. Sosyal hak ihlalleri denetlenmezse ve önlenmezse her biri birer yaşam hakkı ihlaline dönüşür” denildi.   (MA)