DİYARBAKIR –  Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı bölge kentlerinde görünürde bir suskunluk hali hakim olsa da sokaklardaki tablo çok farklı. Diyarbakır’da mikrofon uzattığımız yurttaşlar, “Birliğimiz, varlığımızdır” diyerek Kürt ulusal birliğinin sağlanmasını istedi.

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük devam eden saldırıları, bu saldırılara doğrudan maruz kalan Kuzey Suriye halklarının yanı sıra Federe Kürdistan Bölgesi ve dünyanın farklı ülkelerindeki Kürtler ile dostlarının protestolarını beraberinde getirdi. Süren saldırılarla birlikte devam eden bu eylemselliklerde Türkiye’ye yönelik tepkilerin gösterilmesinin yanı sıra öne çıkan şey, yıllardır bu yöndeki ihtiyaca vurgu yapılan Kürt ulusal birliğin sağlanması yönündeki çağrılar  oldu.
Birçok ülke Türkiye karşıtı büyük protestolara sahne olurken, son yıllarda fütursuzca uygulanan baskı ve şiddet politikalarından ötürü bölge kentlerinde ise, kimi protesto eylemlerine yönelik gelişen sert polis müdahalesi ve engellemelerinin dışında genel olarak bir suskunluk görüntüsü hakim.
Özellikle bölgenin kalbi durumundaki Diyarbakır’da, bunun nedenini öğrenmek için sokağa çıkıp kent halkına mikrofon uzattığımızda aslında Kuzey-Doğu Suriye’ye dair gelişmeleri yakından takip edildiğine tanıklık ettik. Fakat, olup bitenlere tepkili olsalar da yurttaşların büyük çoğunluğu konuşmaktan imtina eder durumda. Bundandır ki kimisi yaşananlara dair tepkisini “söyleyecek bir söz bulamıyoruz”, kimisi de “Çok öfkeliyim, konuşmak çözüm değil” diyerek gösterirken, yine hükümet yetkililerinin ‘Kürtlerle kardeşiz’ ifadesini hatırlatıp, sinkaflı cümleler sıralayanların sayısı da az değil.
Hemen hepsi gözleri önünde cereyan eden gelişmeler karşısında sözün artık bir anlam ifade etmediği görüşünde. İçte biriken bu tepkinin dışa yansımaması konusunda ise, devletin uyguladığı baskı politikalarının yanı sıra öncülük sorunu olduğu yönünde serzenişler de söz konusu.
Kent halkının bu durumu tersine çevirecek yol olarak gösterdiği tek seçenek ise, ulusal birliğin sağlanması.
‘SALDIRILARIN ÖNÜ BİRLİK İLE KESİLEBİLİR;’
Kent sakinlerinden Mahmut Karsu (32), Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıların önünün ancak Kürtlerin bir bütün olarak ayağa kalkması halinde kesilebileceği düşüncesinde.
Yaşananlara baktığında Kürtlerin birlik olmamasını anlamakta zorlanan Karsu, “Kürtler bir olmazsa Kürdistan’da bir olmaz. Yan yana gelip bu savaşa son versinler. Konfora alışmasınlar ve sokaklara insinler. Erdoğan, ‘Kürt kardeşim’ diyerek bizi bitirmeye çalışıyor. Kardeşlik yok. Kardeşlik olsaydı, bizi öldürmezdi. Kürtler bir olmadıkça tek tek yok olurlar” diye belirtti.
‘ULUSAL KONGREYE İHTİYAÇ VAR’
“Kürtlerin Kürtlerden başka kardeşi yok” diyen 65 yaşındaki Hacı Tahir Zana’nın (65) isteği de artık ulusal birliğin kurulması.  Bu konuda tüm Kürt liderlere “Birlik olalım” diye seslenen Zana, “İttifakımız bir olsun. Rojava’yı görmüyorsunuz? Rojava’daki zulmü dünya görmüyor mu? Ulusal Kongre’ye ihtiyaç var” dedi.
‘NE İŞİN VAR SURİYE’DE?’
Yurttaşlardan Mehmet Zahir Yenikan (65) da, Türkiye’nin Kuzey  ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına dönük tepkisini “Kürtlerin bir atasözü vardır. Ayının bildiği yedi hikaye, yedisi de armut üstüne. Tayyip Erdoğan 2002’den bu yana iktidardadır ama bizim birliğimiz olmadı. Amacı Kürtçeyi ve Kürtleri yok etmektir. Bir Kürt hak aradığında sesini kısıyor, hapishaneye atıyor. Senin ne işin var Suriye’de. Oranın halkı orada yaşıyor. Evi, malı mülkü toprağı oradadır. Ne diye oraya başkalarını götürüp yerleştiriyorsun” sözleriyle dile getirdi.
Korkuyla hareket ederek ulusal birliğin kurulamayacağını belirten Yenikan, ulusal ittifakın önemini “Silvan, Cizre ve Sur’u yıktıkları zaman bir olmamız gerekirdi” diyerek vurguladı.
‘BİRLİĞİMİZ VARLIĞIMIZDIR’
Yenikan, devamında şunları söyledi: “Liderlerimiz, alimlerimiz ve kanaat önderlerimiz bir araya gelerek Kürt ittifakını kurmasını istiyoruz. Birliğimizin amacı kendimizi göstermektir, tanıtmaktır. Birliğimiz varlığımızdır. Biz Türk değiliz, Kürdüz ve Türkiye vatandaşıyız. Kendi haklarımızı, dilimizi, eğitimimizi istiyoruz. Diyarbakır’da her köşe başında polis koymuşlar, insanlara işkence yapıyorlar. Kimse sesini çıkarmıyor. Erdoğan’a oy verirsen kardeşisin, vermezsen değilsin.”
‘BİRBİRİMİZE ULAŞMAMIZI ENGELLİYORLAR’
Kürtler olarak birbirine ulaşmalarının engellendiğini söyleyen Salih Ay (52) ise, ancak birbirimize dokunmaları halinde bir şeyleri başarabileceklerini ifade etti. Bu nedenle tek isteklerinin parti liderlerinin birlik çalışmalarını hızlandırması olduğunu vurgulayan Ay, “Biz siyasetçi değil, bireyiz. Birey olarak birlik istiyoruz. Kürtler kimliğimiz ve haklarımız var ve hakkımız olanı istiyoruz” dedi.
‘ROJAVA’DAKİ BİRLİĞİ HAZMEDEMEDİLER’
“Amerikalılar, Kürtlere ve Kürdistan’a ihanet ediyor” diyor 72 yaşındaki Muhammed Hanifi. Hanifi, “50 milyon Kürdü ne Türkiye ne Amerika ne de Avrupa bitirebilir. Rojava Kürtleri ittifak halindeydi. Fakat düşman bu birlikteliği hazmedemedi ve saldırdı. Kürtler aya gitse de onlar yine de Kürde saldırır. Bunun için ittifak ve birlik içerisinde olmamız lazım” ifadelerini kullandı.
‘HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM’
Mehmet Bakan (54) adlı yurttaşa göre de, Kürtler için en büyük eksiklik ulusal birliklerini sağlayamamış olmaları.
Dünya devletleri onlarla dayanışma içerisinde iken Kürtlerin de hep birlikte sesini yükseltmesinin zamanının geldiğini söyleyen Bakan, “Bizim için en önemlisi budur. Kürtler hizipleşmeyi bir kenara bırakmalı, ulusal birliğe odaklanmalı. Öncelikle Güney Kürdistan bu yönlü adımlar atması gerekir. Herkes kirli menfaatlerini bir yana bırakmalı. Kürdistan herkese yeterlidir” diye konuştu.   (MA)