İSTANBUL – SYKP’nin “Ekolojik Politik” başlığı ile düzenlenen konferansta konuşan Hambach Direnişi’ni aktarmak üzere söz alan Robin Vogel, tüm karanlığa karşı Türkiye’de bir ekoloji mücadelesi yürütüldüğünü ve bu mücadeleden umut aldıklarını belirtti.

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), “Ekolojik Politik” başlığıyla Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde konferans düzenledi. İki gün devam edecek olan konferansa çok sayıda ekolojist katıldı.
“Doğanın ve Emeğin Sömürüsüne Son” isimli sinevizyon gösterimi ile başlayan konferans “Doğal Varlıkların Talanına Son” başlığında yapılan oturum ile davam etti. Moderatörlüğünü Türkiye Mimar Mühendisleri Odası (TMMOB) Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Küçük’ün yaptığı oturumda, Yunanistan SOS Khalkidiki Çevre Hareketi’nden Nikos Anastasiadis, Taksim Dayanışması’ndan mimar Mücella Yapıcı, Ege Çevre Kültür Platformu (EGEÇEP) Eşsözcüsü Alime Mitap, Büyük Menderes İnisiyatifi’nden Mehmet Zenci konuştu.
‘TARİHİMİZİN EN BÜYÜK EKOLOJİK HAREKETİ’
Konferansa katılmaktan mutluluk duyduğunu belirten Yunanistan SOS Khalkidiki Çevre Hareketi’nden  Nikos Anastasiadis, Eldorado Gold Şirketi’nin Khalkidiki’de madenciliğin ormanların ağaçsızlandırılması sonucu ortaya çıktığını belirterek, “Yunanistan’da büyük bir ekolojik hareket ortaya çıktı. Şuanda ülkemiz tarihindeki en büyük en uzun hareket olduğunu söyleyebiliriz. Pek çok protesto gerçekleşti. 450 işçi sınıfından insan buraya karşı çıktığı için mahkeme önüne çıkmak zorunda kaldı” dedi. Altının arandığı arazi de başka hiçbir şeyin yapılamasına izin verilmediğini sözlerine ekleyen Anastasiadis, “Şirket her aileden bir kişiyi işe almak istiyor. Böylece bu bölgedeki toplumsal desteği satın almak istiyorlar. Özel polis kuvvetleri sabahın köründe evleri basıyor insanları gözaltına alıyor tutukluyor. 75 yaşındakini de tutukluyorlar, çocukları da tutukluyorlar işçileri de tutukluyorlar. Ne yazık ki Syriza Hükümeti Eldorado Gold şirketini ülkeden çıkaracağına dair bir güvence vermiyor. Talebimiz şudur hükümet Eldorado Gold ile yaptığı anlaşmayı iptal etmeli. Zararları karşılamalı başka bir şirketle anlaşma yapmamalı. Çevre dostu yatırım programı olmasını istiyoruz” dedi.
‘GEZİ MÜCADELELERİ BİRLEŞTİRDİ’
Türkiye’de 1980 sonrası doğanın ve emeğin sömürüsünün yanında ciddi anlamda bir kent sömürüsünün de yaşandığını aktaran Taksim Dayanışması’ndan mimar Mücella Yapıcı, “Özellikle kentsel alanda ekolojik mücadeleleri 2000’lerden sonra gördük. Ama Gezi’ye geldiğimizde başka bir şey vardı. Gezi’de kentin içinde kentsel dönüşüm içinde olan mahallelerde mücadele alanları çok gelişmişti. Gezi bütün bu mücadele alanlarının bir araya geldiği bir noktaydı. Hayatın her yanına yapılan saldırıları gören bir yerden başladı Gezi. Gezi’nin ardından çok ciddi ekolojik hareketleri de ortaya çıktı” şeklinde konuştu.
‘FAALİYETLERİMİZ BARIŞÇILDIR’
Platformlarının Ovacık’ta altın madenine karşı 1990’lı yıllarından başından filizlenen bir mücadele olduğunu hatırlatan EGEÇEP Eşsözcüsü Alime Mitap ,  “EGEÇEP, yaşam savunucusu kurumların ve bireylerin çalışmaların ve çevre sorunlarını ortaklaştırmak için güç birliğini sağlar. Fonlardan para almaz. Giderlerini kendi bileşenlerinin katkılarından sağlar. EGEÇEP anti-kapitalisttir. Yaşamı yok eden ve çevreyi kirleten savaşa karşıdır. Barıştan yanadır. Faaliyetleri barışçıldır. Sürdürülebilir kalkınma değil sürdürülebilir yaşamdan yanadır. Yatay bir örgütlenmeyi ve yereldeki mücadeleyi esas alır. Bileşenimiz olmayan çevre oluşumlarına destek verir” diye konuştu.
‘İKLİMİ DEĞİL SİSTEMİ DEĞİŞTİR’
“İklimi değil, sistemi değiştir” başlığıyla düzenlenen ikinci oturumun moderatörlüğünü Halkların Demokratik Partisi (HDP) PM Üyesi Beyza Üstün yaptı. Oturuma Almanya’dan Hambach Direnişçisi Robin Vogel, Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey üyesi Ahmet Soysal, Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nden Talat Çetinkaya, Ortadoğu Teknik Üniversitesi(ODTÜ) Kavaklık Direnişi’nden Umut Hasanoğlu ve Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) İstanbul Şube Başkanı Meryem Kayan konuşmacı olarak katıldı.
‘EKOLOJİ POLİTİK BİR MÜCADELEDİR’
Oturumun başında kısa bir konuşma yapan HDP PM Üyesi Beyza Üstün, birlikte mücadele yürütmenin önemine dikkat çekti. “Burada buluşan bütün sosyalistler, tüm kadınlar, halk mücadelesi yürütenler, siyasi partiler ve örgütlerden gelen sizler artık  ‘ekoloji siyasetler üstü’ demeyecek. Ekoloji politik bir mücadeledir. Tam da siyasi bir mücadeledir. Bunu bizlere mücadele alanında hepiniz öğrettiniz. Yolunuz, yolumuz açık olsun” dedi.
‘TÜRKİYE’DEKİ MÜCADELE BİZE UMUT VERİYOR’
Hambach Direnişi’ni aktarmak üzere söz alan Robin Vogel, tüm karanlığa karşı Türkiye’de bir ekoloji mücadelesi yürütüldüğünü ve bu mücadeleden umut aldıklarını belirti. İklim bilimcilerin önümüzdeki 300 yıl içinde deniz seviyesinin 2 buçuk ile 6 metre yükseleceği konusunda uyardığını hatırlatan Vogel, küresel ısınmanın 1 buçuk santigrad dereceyle sınırlandırılmadığı takdirde birçok aralarında İstanbul’un da olduğu birçok bölgenin sular altında kalacağını söyledi.
‘KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAŞLADI’
TTB Merkez Konsey üyesi Ahmet Soysal da yaptığı konuşmada, ekoloji saldırılarına karşı son derece duyarlı olduklarını dile getirdi.  Stratosferdeki ozon tabakasının zayıflamasıyla bu çöküşün başladığını dile getiren Soysal, “Bizim ülkemiz son dönemde en büyük plastik atık ithalatçılarından biri” dedi. Bazı akademisyenlerin insan eliyle yapılan küresel iklim değişikliğinin olmadığına inandığına dikkat çeken Soysal, 1824 yılından Fourier, sera etkisiyle birlikte küresel iklim değişikliğinin başladığını söyledi.
‘EMEK VE EKOLOJİ AYRI TUTULMAMALI’
ÇMO İstanbul Şube Başkanı Meryem Kayan, “Doğanın ve emeğin sömürüsüne son” sloganını “Dünyanın bütün ekolojistleri birleşin” sloganına dönüşmesini temenni ettiğini belirtti. Ekoloji mücadelesinin bugün sadece yeşil ya da doğa mücadelesi değil tam olarak yaşam mücadelesi olduğunu kaydeden Kayan, ekolojinin emek mücadelesinden ayrı tutulmaması gerektiğini vurguladı. Kayan, ortak mücadelenin kapitalizm olduğunun altını çizdi.
 Mezopotamya Ekoloji adına konuşan Talat Çelik ise ekoloji direnişinin nasıl bir paradigma haline gelir ve hayatını her alanında yaşamı inşa etme şekline dönüşeceğinin tartışılması gerektiğini söyledi. Yeni yaşamın nasıl örüleceği sorularının cevap bulması gerektiğini belirten Çelik, yeni bir sistem istediklerini söyledi. “Yeni yaşamı inşa etmek, ekoloji mücadelesiyle nasıl olur?” sorusunun çok önemli olduğunu kaydeden Çelik, ekoloji mücadelesini yan güçler olarak görerek yeni yaşamı inşa etmenin mümkün olmadığının altını çizdi.   (MA)