Amerikan gazetesi The New York Times’da yayımlanan makalede, Türkiye’de internet sansürü ve basın özgürlüğü ele alındı. Makalede, Duvar ve Duvar English için “Türkiye’de geriye kalan az sayıdaki bağımsız kaynakları” ifadesi kullanıldı.

Amerikan gazetesi The New York Times, Türkiye’de basın özgürlüğü ve sansür hakkında kapsamlı bir makale yayımladı. “İnternette gerçeği bulmak yeterince zor. Sansür ise onu bir labirente dönüştürüyor” başlıklı makalede, Türkiye’de ‘internette basın üzerindeki baskının arttığı, doğru bilgiye ulaşmanın giderek zor hale geldiği’ yorumu yapıldı.

Makalede şu ifadeler kullanıldı:

“Bir zamanlar, resmi haberlerin üzerinde kurulan yarı-öngörülebilir baskı, artık Erdoğan’ın çıkarlarını korumak için yasakçı bir yarış haline geldi. Bu yasakların/baskıların büyük bir kısmı iyi bilinmekte. Yüzlerce gazeteci ya ülkeyi terk etti, ya da hapse atıldı; yüzlercesi mesleği bıraktı. Artık Türkiye’de -birkaç küçük gazete ve internet sayfası dışında- bağımsız medya yok; sahte haberler oldukça yaygın. Ancak, Erdoğan sansürünün terazisi, dışarıdan çoğu insanın anlayamayacağı kadar kapsamlı ve sinsi şekilde çalışıyor.”

‘HALK İNTERNETE YÖNELDİ AMA BASKI ARTTI’

New York Times, böylesi bir ortamda ‘halkın bilgiyi internetten almaya yöneldiğini ancak internet ortamında da baskının arttığını’ yazdı. Makalede, Duvar ve Duvar English, ‘Türkiye’de geriye kalan az sayıdaki bağımsız kaynaklar’ olarak gösterildi. Suzy Hansen imzalı makalede, şu ifadeler kullanıldı:

“Türk hükümetinin Suriye’ye girdiği sırada, Türkiye’de Duvar English isimli yeni bir İngilizce internet sitesi açıldı. Sitenin Türk versiyonu, geriye kalan az sayıdaki kısmen özgür ve bağımsız bilgi ve fikir kaynaklarından biri. Editörlerinin, köşe yazarlarının ve muhabirlerinin birçoğu Türk gazetelerinden veya üniversitelerinden kovulmuş veya dışlanmış isimler. Duvar English’in ilk günlerinde, köşe yazarlarının bazıları sansür ve etkileri hakkında yazdı. Yayın yönetmeni Cansu Çamlıbel, açılış yazısında, 1910’lardan bir Amerikalı siyasetçiden alıntı yaparak, ‘Savaşın ilk zayiatı gerçeklerdir’ ifadelerini kullandı.”   (gazeteduvar)