ANKARA – SYKP Genel Başkanı Canan Yüce, HDP’nin yapmış olduğu erken seçim çağrısını, meydan okuma ve tüm demokrasi güçlerine birlikte olma çağrısı olarak değerlendirirken, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan ise çözümün mücadeleyi birlikte örgütlemek olduğunu ifade etti.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 20 Kasım’da Ankara Hilton Hotel’de tüm yapı ve bileşenleriyle açıkladığı deklarasyonu değerlendiren siyasi parti, sendika ve sivil toplum örgütü temsilcileri, “ortak mücadele” çağrısında buluştu.
EMEP: ÇÖZÜM BİRLİKTE ÖRGÜTLEMEK
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan, şu anki konjonktüre göre HDP’nin aldığı kararın doğru olduğuna vurgu yaparak, “Var olan kazanımların terk edilmesi, Türkiye’nin demokrasi mücadelesine bir katkı sunacağını şu aşamada düşünmüyorum” dedi.
HDP’nin her kesimlerden oy aldığı bir seçimle Meclis’e girdiğini dile getiren Doğan, “Son yerel seçimlerde olduğu gibi en geniş kitlenen yan yana gelmesi ve acil ekonomik,  demokratik talepler etrafında mücadeleyi birlikte örgütlemesi gerekiyor. Çözüm buradan geçer. Bunlar öyle kolay kazanılmış mevziler değil.  Bölgedeki belediyeler açısından da baktığımız zaman keza uzun mücadelelerin sonucunda kazanıldı” diye belirtti.
Erken seçimin kendileri için tartışmalı bir konu olduğunu belirten Doğan, parti olarak henüz bir iç tartışma yürütmediklerini söyledi. Doğan, “Ama AKP iktidarının geriletilmesi ve hatta mevcut iktidarın değiştirilmesini sadece erken seçimle olabilecek bir şey değil. Asıl olan emek ve demokrasi güçlerinin yan yana gelerek bir mücadele platform ağı açması gerekiyor” diye konuştu.
DEVRİMCİ PARTİ: ÖZ GÜCÜMÜZE GÜVENİYORUZ
Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, HDP’li belediyelere atanan kayyumlarla beraber demokrasinin tamamen rafa kaldırıldığını ifade ederek,  “Antidemokratik uygulamalar önü alınamayacak bir hale geldi. Biz parti olarak faşizme inat; öz gücümüze güveniyoruz. Kayyum saldırıları Rojava saldırılarından bağımsız değildir” dedi.
Kürt halkına ve emek -demokrasi güçlerine yönelik büyük bir tahammülsüzlüğün olduğuna dikkati çeken Öneren, “Ana muhalefet partisi işgale, çıkar saldırılarına onay verdi. Aynı zamanda kayyumlara karşı sessizliğini korudu. Devrimci Parti olarak, asıl mücadele hattının sokağın gücü olduğunu düşünüyoruz. Bütün antidemokratik uygulamalara karşı mücadele, sokakta genişletilmeli ve buradan başarı sağlanmalıdır” ifadelerinde bulundu.
Sadece sandıkla sistemdeki sıkıntıların çözüleceğine inanmadıklarına değinen Öneren, buna rağmen HDP’nin yapmış olduğu erken seçim kararını önemsediklerini vurguladı.
Öneren, “Önemli olan seçim sonuçlarında iradenin korunması olduğu inancındayız. İrademizi korursak yeterli mücadeleyi veririz görüşündeyiz” dedi.
SYKP: MEYDAN OKUMA ÇAĞRISIDIR
HDP’nin uzun zamandır tüm bileşenleriyle tartışmalar yürüttüğünü hatırlatan Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce de “HDP’nin etrafında birleşen demokrasi güçleri olarak biz bu kazanımları kolay elde etmedik. Bu kazanımlardan geri çekilmek AKP-MHP iktidarının ekmeklerine yağ sürmek olurdu. Bu nedenle HDP’nin aldığı karar doğrudur. Çekilmek yerine daha çok demokratik alanda mücadeleyi büyütmeliyiz” ifadelerini kullandı.
HDP’nin yapmış olduğu erken seçim çağrısının bir meydan okuma ve tüm demokrasi güçlerine birlikte olma çağrısı olduğunu vurgulayan Yüce, şöyle devam etti: “Kayyum darbesi, demokrasi güçlerine yönelik tutuklamalar, yaşanan ekonomik kriz… Bütün bunlar ciddi anlamda Türkiye’deki durumu gözler önüne seriyor. Bu haliyle baktığımızda seçimlere çok büyük anlamlar yüklememekle birlikte, demokrasi güçlerinin gücünü birleştirdiği ve ortaya çıkardığı mücadele mevzileridir.”
SES: BARIŞ İÇİN MÜCADELEYE DEVAM
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Gönül Erden, HDP’nin “Mevzileri bırakmıyoruz, kazanımlarımızı koruyoruz demokratik siyasette ısrar ediyoruz” vurgusunun önemine değindi. Erden, iktidarın bütün gücü ile ülkeyi yıkıma götürmeye devam ettiğini ve savaş politikalarıyla ayakta kalmaya çalıştığını hatırlatarak, “Buna karşılık bizler demokratik siyaset zemininde durmaya,  demokrasinin, barışın ve özgürlüğün gelmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Böyle bir zamanda gerçekleşen buluşma kıymetli ve anlamlıydı” diye belirtti.
DİSK: SİYASET ZEMİNDE KALMAK GEREKİYOR
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün ise,  toplantıda toplumun çeşitli kesimlerinden katılımcıların olmasının önemli olduğuna dikkati çekti. Görgün, “Basın ablukasına, toplumun haber alma hakkının engellenmesine rağmen insanların neyin ne olduğunu bildiklerini, yapılan haksızlıklara karşı bir reaksiyonun olduğu ve bunun bilindiğini gösteriyor” ifade etti.
HDP’nin almış olduğu “kazanımları koruyacağız” kararının çok değerli olduğunu sözlerine ekleyen Görgün, şunları dile getirdi: “Yılların birikiminin korunması lazımdı. Bugün yerel yönetimlerde ve parlamentoda da hiçbir hukuk tanınmıyor ama bu AKP’nin son saldırılarıdır, ceberut yönetimin sonu gelmiş durumda. Buna karşı dişimizle tırnağımızla kazanımlarımızı korumamız lazım.”
Görgün, “Erken seçime gidilmesi de bir zorunluluk. Erken seçimleri istemek esasında demokrasiyi savunan her kesin görevidir diye düşünüyorum” dedi.
Ekmek ve demokrasi mücadelesi arasında sarsılmaz bir bağın olduğunu belirten Görgün, şöyle devam etti: “Nasıl ki HDP’ye yapılan her saldırıları ekmeğimize yapılmış olarak görüyorsak, ekmeğimize yapılan her saldırı da HDP’ye ve demokrasiye yapılmış olarak görmek gerekiyor. Toplantıda bu konuda bir eksikliğimiz vardı. Toplumda artan intiharlara, büyük yoksulluk rakamlarına değinilmesi yararlı olurdu.”
MA / Zemo Ağgöz