Myanmar’a Royinghalı Müslümanlara karşı soykırım yapma suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan dava bugün başladı. Davayı açan Gambiya devletinin heyeti kitlesel cinsel saldırıları, ailelerin evlerinde yakılarak öldürülmesini, onlarca Müslüman çocuğun bıçaklanarak katledilmesini ayrıntılı bir şekilde mahkemeye sundu.Myanmar yönetiminin Arakan eyaletinde yaşayan Müslümanlara soykırım yapıldığı suçlamasıyla ilgili dava, Hollanda’nın başkenti Lahey’de bulunan Uluslararası Adalet Divanı’nda bugün başladı. Gambiya devleti tarafından açılan davanın ilk duruşmasının üç gün sürmesi ve 17 kişilik mahkeme heyetinin ilk etapta Müslümanların güvenliğini artırıcı bazı geçici önlemlerin alınmasına karar vermesi bekleniyor.

ESKİ BARIŞ ELÇİSİ, ‘SOYKIRIM’I SAVUNACAK

Dava, Myanmar devletine karşı açıldı. Dava sürecinde Myanmar adına savunmayı Nisan 2016’dan bu yana ülkenin fiili lideri olan ve bir zamanlar ülkede cuntaya direnişin simgesi sayılan Aung San Suu Kyi yapıyor. Birleşmiş Milletler (BM), 1991 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Suu Kyi’yi “suç ortağı” olarak tanımlıyor.

Aung San Suu Kyi

GAMBİYA HEYETİ HANGİ KANITLARI SUNDU?

İlk duruşmada, Gambiya devletinin heyeti kitlesel cinsel saldırıları, ailelerin evlerinde yakılarak öldürülmesini, onlarca Müslüman çocuğun bıçaklanarak katledilmesini ayrıntılı bir şekilde mahkemeye sundu. Gambiya Adalet Bakanı Abubacarr Tambadou, “Sizden tek istediğimiz, Myanmar’a bu anlamsız cinayetlere son vermesini söylemeniz. Vicdanımızı şoke eden ve etmeye de deva eden bu barbarca eylemlere son vermeniz. Kendi halklarına yaptıkları soykırıma son vermeniz” dedi.

Suu Kyi’ninse bu suçlamaları reddetmesi bekleniyor.

SUÇLAMALAR NE YÖNDE?

Uluslararası Adalet Divanı’na sunulan belgelerde, Ekim 2016’da başlayıp Ağustos 2017’ye kadar devam eden süreçte Müslümanlara yönelik “geniş çaplı ve sistemli temizlik kampanyası” yürütüldüğü öne sürülüyor. Ortaya atılan iddialar arasında katliam, tecavüz ve “genellikle içindekilerin üstüne kapıyı kilitleyerek” binaların ateşe verilmesi gibi yöntemlerle “Müslümanların tamamının ya da bir bölümünün yok edilmesinin amaçlandığı” da yer alıyor. BM’nin yolladığı inceleme ekibi de bu iddiaların doğruluğunu kanıtlar nitelikte bulgulara ulaştı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin heyeti tarafından hazırlanan ve Ağustos ayında yayımlanan raporda, Myanmar ordusu “düzenli ve sistemli bir şekilde kadın, çocuk, erkek ve trans bireylere yönelik tecavüz, toplu tecavüz ve diğer başka şiddet içeren cinsel saldırılarda” bulunduğu belirtiliyor.

MYANMAR DEVLETİ NEYİ SAVUNUYOR?

Myanmar’da 2017 yılında bir karakola düzenlenen saldırının ardından ordu ağırlıklı olarak Müslümanların yaşadığı bölgelerde operasyonlar düzenlemişti. Myanmar hükümeti, operasyonlarda sivil halkın değil, silahlı grupların hedef alındığını açıklamış ancak aralarında BM’nin de bulunduğu birçok kuruluş orduyu “etnik temizlik” yapmakla suçlamıştı. Binlerce kişinin hayatını kaybettiği olaylar nedeniyle yaklaşık 700 bin kişi komşu ülke Bangladeş’e sığınmak zorunda kalmıştı.

Myanmar, Arakan’da yaşayan yaklaşık 1 milyonluk Müslüman nüfusu “yasa dışı göçmen” olarak tanımlıyor ve vatandaşlık gibi bazı temel haklardan mahrum bırakıyor. (DIŞ HABERLER, BBC Türkçe)