Silah taşıma ruhsatı devlet tarafından birçok emekli kamu personeline kadar genişletildi. Birçok değişiklikle bireysel silahlanma oranı arttı. Bunun sonucu olarak kadınlar da en çok ateşli silahlarla katledildi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2019 raporuna göre kadınlar en çok ateşli silahlarla öldürüldü. 2019’ta toplam 474 olarak açıklanan kadın cinayetlerinin 185’i ateşli silahlarla işlendi.

Umut Vakfı’nın her yıl hazırladığı Türkiye Şiddet Haritası 2019 raporunda ise, 1 yılda basına yansıyan 3 bin 623 silahlı şiddet olayında; 2 bin 211 kişi öldü, 3 bin 736 kişi de yaralandı… Vakfın verilerine göre en çok silahlı şiddet olayları İstanbul, Ankara, Samsun, Kocaeli, Antalya, İzmir gibi şehirlerde yaşandı.

SİLAH TAŞIYAN KAMU PERSONELİ GENİŞLETİLDİ

Bireysel silahlanmada ruhsat almak için 21 yaşın üzerinde olunması, sağlık ve adli sicil kaydından sorun olmaması gibi şartlar aranıyor. Bireysel silaha erişim için çok zor şartlar aranmazken hükümet yaptığı değişiklikle birlikte, görev süresi dolup emekli olan kamu personeline de silah alma hakkı tanıdı. 2019’un Kasım ayında çıkan bir düzenleme ile aktif görev alan kamu personeli dışında, silah taşıma hakkı, 7190 sayılı Kanunun 18. Maddesiyle; 10 yıl görev yaptıktan sonra ayrılan emniyet personeline, büyükelçilere, Cumhurbaşkanlığı özel kalem müdürüne, gümrük muhafaza memurlarına, orman muhafaza memurlarına ve infaz koruma memurlarına emekli olanlara da sağlanıyor.

BEKÇİLERE HAK OHAL’DE VERİLDİ

Öte yandan ‘Kimlik sorma ve gözaltına alma yetkileri’ çokça tartışılan bekçilerin de silah kullanma hakkı da 2017’de düzenlendi. 2017’de OHAL döneminde, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’te yapılan düzenleme ile silah taşıyacak emniyet hizmetleri sınıf personeline çarşı ve mahalle bekçiler de eklendi.

Yasalar, silah taşıma yetkisini emekli kamu çalışanlarına kadar genişletirken, hukukçular özellikle Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’te yapılan çeşitli değişikliklerle yaklaşık 10 yılda, ruhsatlı ve ruhsatsız silahların sayısının arttığını kaydediyor.

PEYNİR EKMEK GİBİ SİLAH SATILIYOR

Ateşli bir silahla katledilen lise öğrencisi Helin Palandöken’in babası Nihat Palandöken bu çerçevede bireysel silahlanmaya karşı bir kampanya başlattı. Baba Palandöken, kadınların çoğunun ateşli silahlarla öldürüldüğünü ve bunun önüne geçmek üzerine böyle bir kampanya yaptıklarını, şimdiye kadarsa 50 binin üzerinde imza topladıklarını söylüyor.

SİLAH KATİL EDER, KORUMAZ

Özellikle internette peynir ekmek gibi silah satıldığını ifade eden baba Palandöken, “Silah ya öldürür ya da katil eder, korumaz” diyor. Nihat Palandöken silahla işlenen cinayetlerin hedefinde ise kadınların olduğunu vurguluyor. Palandöken ayrıca 2018 Mart ayındaki düzenleme ile 200’den 1000’e çıkarılan mermi hakkının da bu tür şiddeti desteklediğini ifade ediyor. MKE’nin mermi fiyatlarını 2019’da yüzde 7.5 indirmesine de tepki veren Palandöken “Bu insanı daha ucuza öldürmek demektir” diyor.

ÖNLENMESİ KADIN CİNAYETLERİNE ETKİ EDECEKTİR

Nihat Palandöken’in başlattığı imza kampanyasına destek veren Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcilerinden Fidan Ataselim ise şunları anlatıyor: “Kadınların çoğunluğa ateşli silahlarla işlenen cinayetlerde öldürülüyor. Bu cinayetlerin potansiyel zanlısı olan erkeklerin de silahlara erişimi çok kolay. Bu ateşli silahların kurbanlarından biri de Helin Palandökendi. Bundan birkaç yıl önce lise öğrencisi olan genç bir kadın, kendisini ısrarla takip eden adamın, internetten aldığı silahla katledildi. Helin’in babası Nihat Palandöken sadece kendi kızının değil, birçok kadının yaşadığı bu duruma dikkat çekmek ve dur demek için bu kampanyayı başlattı. Biz de bu kampanyayı destekliyoruz. Çünkü bireysel silahlanma sınırlandırılırsa ki bunlar tesadüf değil, kadın cinayetlerine de büyük oranda etkisi olacak. Burada olumlu görülebilecek bir düzenleme kaydedildi, Adalet ve İçişleri Bakanlığı tarafından. 6284’ün uygulanması ile ilgili eğer tebliği çıkartılan kişinin silahı varsa buna el konulmasına dair genelge yayınlandı. 6284’te zaten bu vardı ama çıkarılan genelgelerde bunun üzerinde durulması önemli.”    (ANF)