Üzüntümüzü anlatacak kelimeler yetersiz kalınca; ne söylenir ne yazılır? Geride bıraktığı tebessümlü anıları, hüzünlü, çocuksu ve coşkulu gülüşlü bir direnişi…Bazen düşmana değil, kendi bedeninin ihanetine direnirsin. Dudağının kenarında yanaklarında taşıdığın bir gülüştü direnişin.
24 Kasımda Berlin’de Mehmet’i Fatih’in “Hoşçakalın Arkadaşlar “ belgeselinin açılış konuşmasını yapacaktı. Yorgun ve bitkin olduğunu söyledi, duygulandık konuşamadık, sessizliğe suskunluğa gömüldük, gözyaşlarına boğuldum; oysa ne çok istiyordu bu konuşma yapmayı.Bu konuşma belgesel kadar tarihi öneme sahip olacaktı…
Kamber, dostluğu, yoldaşlığı gözünde değil gönlünde büyütürdü. Berlin’de ne çok büyütmüştü sevgiyi, dostluğu yoldaşlığı. “ Yoldaşım, ruhundaki , bedenindeki yaraları severek aşacaksın, bu badireyi de direnerek atlatacaksın “ dediğimde : bu kez zor görünüyor dedi…Şarkılara , türkülere, şiirlere , filimlere inat başaracaksın !Berlinde ki sevgi yumağı bütün yaralarını sardı ama kanser belasını yenmeye yetmedi. Koca cüssesiyle, dik duruşuyla , sevinç ve coşku , direniş ne çok yakışıyordu sana. Güle güle yoldaş, geride bıraktığın o güler yüzlü mücadeleci iz bırakan anılarınla hep aramızda olacaksın. Unutmayacağız, unutulmayacaksın…Ölüm adın kalleş olsun !  ( realitehabermerkezi)

Ufuk Bektaş Karakaya

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, sahnedeki insanlar, gökyüzü ve açık havawww.realitehaber.com