HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, “Türkiye güçleri birbirine karşı kullanmaya çalıştı fakat bu siyasetinin sonuna gelmiş durumda. İdlib’de tam da bunun için askeri, siyasi ve diplomasi iflas yaşanıyor” dedi.

İdlib krizi devam ederken, Moskova ile Ankara, Perşembe günü ateşkes kararı aldıklarını duyurdu. Daha önce da ateşkes kararı alınmış ancak buna uyulmamıştı. Diğer yandan İdlib’de Rusya ve Suriye rejiminin Türk askerlerini vurması ardından Erdoğan hükümeti göçmenleri yeniden şantaj malzemesi yaparak sınırlara sürdü. Trajik görüntülere neden olan bu şantajın sonuçlarını HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, ajansımıza değerlendirdi.

Erdoğan’ın ölen askerlerin hıncını göçmenlerden çıkarması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu yeni bir durum değil, ilk günden beri mülteciler meselesi Türkiye’de aslında Avrupa’yı tehdit etmek için kullandığı bir karttı. Bu defa kısmen işledi, kısmen de işlemedi diyebiliyorum. Erdoğan, bu tehdidinin sonucunu çok fazla alamadı. AB’den çok sert tepkiler geldi fakat Merkel bir şekilde Türkiye’nin Suriye içerisinde güvenli bölge tezine destek vermeye başladı. Eskisi kadar güçlü bir kart olmasa da mülteci kartı hala Erdoğan’ın elinde. Avrupa Birliği’ne karşı en büyük kozu bu.

Siz şu an ABD’de çeşitli toplantılara katılıyorsunuz. Orada durum nasıl okunuyor, gözlemleriniz nedir?

ABD’de mülteciler meselesi çok ciddi bir sorun. Onlar için daha çok Rusya Türkiye ilişkileri, S-400 meselesi en kritik mesele. Nisan ayı içerisinde eğer Türkiye S-400 konusunda ciddi bir adım atmazsa ciddi yaptırımlar olacak gibi. Ama Türkiye S-400’lerden vazgeçerse ABD’nin güçlü desteğini alabilir İdlib konusunda. Birkaç isim Türkiye’ye yakın pozisyonda olmaya çalışıyor. Türkiye’yi İdlib’de desteklemeye çalışıyorlar ama bu şu anlama gelmiyor, Amerika İdlib’e asker gönderecek, ya da hava desteği sağlayacak. Doğrusu bu konuda Amerika yönetiminde ciddi bir sıkıntılar tartışmalar söz konusu.

ABD hükümetinde Erdoğan’a destek verenler iyice yalnız kaldı bu konuda. Ne Pentagon’dan ne de kongreden çok fazla destek alamıyorlar, Türkiye’ye yardım konusunda. İnsanı yardım konusunda bir paket açıklandı. Bir şekilde fırsat bu fırsat Türkiye’yi yanlarına çekip aslında Rusya’ya karşı duran bir mantık. Özellikle de Amerika İran’la gerilmişken bölgede Türkiye’yi yanlarına almak istiyorlar. Fakat burada kritik nokta şu olur, S-400’ler konusunda Türkiye geri adım atar mı atamaz mı? Atarsa Amerika önemli oranda Türkiye ile olan ilişkileri yeniden düzenlemek ve onarmak için çaba sarf eder ama bu konuda eğer taviz vermezse Amerika’nın istediği şekilde Rusya ile karşı karşıya gelmezse Amerika önümüzdeki süreçte Türkiye’yi oldukça zorlayacak gibi görünüyor.

Bu şantajlar Türkiye’yi diplomatik olarak yalnız bırakır mı?

Bakın Türkiye’nin şu an Avrupa’yla, Amerika’yla ve doğrusu Rusya’yla da doğru dürüst sürekli bir diplomatik ilişkisi kalmamış. Avrupa’yı sürekli tehdit, şantajla götürmeye çalışıyor. Erdoğan’la iş yapmalarının sebebi kesinlik Erdoğan ve yöneticileri sevmeleri değil bir şekilde onlar da bıkmışlar bu yönetimden. Kızgınlık durumu söz konusu. Avrupa’nın geneliyle tehdit ilişkisi kurmuş. Bu ilişkinin de geleceği nokta iflastır.

ABD’yle de Suriye’de Kürtlere yönelik politikada iyice yalnızlaştı. Kendisine destek olanlar bile şu ana kadar açıktan destek olamadılar. Bütün kurumlar Erdoğan’a karşı kilitlenmiş durumda. Bu mülteciler meselesi ABD’yi değil daha çok Avrupa’yı ilgilendiren bir durum. Avrupa’da kimi ülkeler Erdoğan’ı karşılarına almak istemeyeceklerdir. Örneğin, Yunanistan, Bulgaristan, İtalya, Güney Avrupa. Erdoğan kısmen de olsa Merkel’i belli bir noktaya çekebilir. Buna çalışıyor.

Bu Türkiye’yi içindeki krizden kurtarır mı?

Bu tutar mı, tutmaz mı hep beraber göreceğiz fakat tehdit şantajını Erdoğan o kadar abarttı ki artık diplomatik anlamda neredeyse çöküşe doğru gidiyor. Bu şu açıdan önemli Rusya’yla bu kadar askeri anlamda karşı karşıya gelmişken Avrupa’yı yanında bulamaması Erdoğan için büyük bir handikap. Bu güçleri birbirine karşı kullanmaya çalıştı fakat bu siyasetinin sonuna gelmiş durumda. İdlib’de tam da bunun için askeri, siyasi, diplomasi iflas yaşanıyor şu an.     (ANF)