HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, gazetecilere ve 8 Mart etkinliklerine saldırıları kınadı, “Kadın düşmanlığı yapıyorlar” dedi.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

GAZETECİLERE BASKI

Oluç’un konuşmasının satır başları şöyle:
“Basın özgürlüğü konusunda temiz bir sicili olmayan AKP iktidarı, son 10 günde çok daha ağır bir saldırı dalgası başlattı. Gözaltına alınan, tutuklanan gazeteciler var. Son bir haftada 6 gazeteci tutuklandı, onlarca gazeteci gözaltına alındı.
Basın özgürlüğü iktidarın istediği haberleri yapma özgürlüğü değildir
Sığınmacılara dönük politikanızda haklıysanız, haberinin yapılmasından neden rahatsız oluyorsunuz?
Gazetecilik değil, halkın haber alma özgürlüğüne engel çıkarmak suçtur.
Önce gazetecileri gözaltına alacaksınız; nöbetçi mahkemeye çıkarılacaklar, hakim onları salacak. Sonra savcı itiraz edecek, tekrar gözaltına alınacak bu gazeteciler, ondan sonra bir başka mahkeme heyeti bu gazeteciler için tutuklama verecek.
Böyle bağımsız ve tarafsız yargı olabilir mi? Herkesin gözü önünde bir mahkemenin saldığını öbürü tutukluyor.

KORONAVİRÜS

Bakın koronavirüsü tüm dünyada ciddi sorun. Her gün vaka sayısı artıyor, 100 binden fazla dünya çapında, ölüm sayısı 3 bini aşmış durumda. Son dönemlerin en ciddi virüs dalgası.
Ne olması gerekiyor? Dünyanın birçok ülkesine yayılmışken bu virüs, iktidarın ne yapması gerekiyor? Önlem alacak, önlemleri şeffaf bir şekilde toplumla paylaşacak, açıklayacak, aynı zamanda farkındalık yaratacak, toplumun atması gereken adımları anlatacak.
Ama iktidarın bir kapalı toplum yaratma hevesi var ya, konuşulmasın, eleştirilmesin, insanlar düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmasın… İktidar bunu istiyor. Peki koronavirüsü meselesinde Emniyet Genel Müdürlüğü ne yapıyor? Emniyet Genel Müdürlüğü diyor ki, ‘halkı korkuya sevk eden paylaşım yapanlar hakkında işlem yapacağım’
Ne demek ‘halkı korkuya sevk eden’? Konuyla ilgili insanların endişelerini yazması, hatta korkuyorlarsa korkularını yazmasından daha doğal bir şey olabilir mi?

8 MART ETKİNLİKLERİNE SALDIRI

Dün 8 Mart’tı. Her 8 Mart’ta olduğu gibi kadınlar tüm dünyada meydanlara çıktılar. Her 8 Mart’ta olduğu gibi erkek şiddetine, erkek egemenliğine, yoksulluğa, tacize, savaşa karşı seslerini yükselttiler.
Ama ne oldu? 18 yıldır 8 Mart gecesi yapılan yürüyüş İstanbul’da yine saldırıyla karşı karşıya kaldı. Kim tarafından? İçişleri Bakanlığı ve Emniyet tarafından. 34 kadın gözaltına alındı. Biber gazı sıkıldı, şiddet uygulandı. Çok fotoğraf var, işte kadınlara yönelik şiddet. Ne yapmak istiyor kadınlar? 8 Mart’ta özgür bir şekilde taleplerini dile getirmek istiyorlar. Ama İçişleri Bakanı kadınlara düşman. İçişleri Bakanı ilk kez kadınlara saldırtmıyor kolluk güçlerini. Daha önce de yaptı.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ne dedi: ‘Her fırsatta masum insanların üzerine dipçikle, köpekle, gazla saldıranları görmezden gelen bir dünya için söylenecek söz bulmakta zorlanıyoruz.’
Gerçekten biz de zorlanıyoruz. Kadınları gözaltına almanıza, gaz sıkmanıza, bu şiddet uygulamalarınıza söyleyecek laf bulmakta zorlanıyoruz. Bu söyledikleriniz doğru, ama bir dönün kendinize bakın, siz bu ülkede hangi şiddeti uyguluyorsunuz. Barışçıl gösteri yapmak isteyenlere karşı hangi şiddeti uyguluyorsunuz, dönüp bir bakın. Bir bakın ki, bu sözleri söylediğiniz zaman, kendiniz de bunlardan ders çıkarmış olun.

FİŞLEME MADDELERİ

Meclis’e bu hafta gelecek bir torba yasa var, 40 maddelik. Geçen hafta da söyledik, bugün de söyleyelim, yarın Genel Kurul’da da söylemeye devam edeceğiz. Usul açısından bu torba yasanın hukuka, Anayasa’ya aykırılıklarını sık sık söylüyoruz. 20’yi aşkın kanunda değişiklik yapan bir torbadan söz ediyoruz. Bu işin bir yanı.
Diğer yandan bazı maddeler şimdiye kadar konuştuklarımla çok alakalı. 19-20-21 ve 22. Maddeler. Bu 4 madde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük fişleme hazırlığı  maddeleridir. Bütün derneklerin üyeleri hakkındaki bilgileri toplayarak İçişleri Bakanlığı’na gönderme maddeleridir. Daha önce de bu maddeler getirildi, muhalefetin itirazı üzerine geri çekildi.
İçişleri Bakanı STK’leri zapturapt altına almak istiyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bu en büyük fişleme düzenlemelerini geri çekin!”