CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 90

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis’te yaptığı basın açıklamasında “Hayat cezaevine sığmaz diyoruz. Çünkü cezaevlerinde 50-60 kişi bir arada ve hiçbir tedbir olmadan yaşamak zorunda bırakılıyor. Hayat cezaevine sığmaz ve hukukun üstünlüğü herkes için uygulanmalıdır” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, infaz yasa tasarısına ilişkin Meclis’te toplantısı düzenledi. Basın açıklamasına katılan partinin milletvekilleri, tutuklu siyasetçilerin ve hasta tutukluların fotoğraflarını taşıdı.

İnfaz düzenlemesinin salgından önce normal zamanlarda Meclis gündemine gelmemesini eleştiren Beştaş, “Korona günlerinde, yaşam hakkının herkes için büyük bir risk altında olduğu günlerde, bu yasa cezaevleri tarihinin en fazla doluluk olduğu dönemde Meclis gündemine geliyor” dedi.

‘HAYAT CEZAEVİNE SIĞMAZ’

Beştaş, “Evde kal” çağrılarını desteklediklerini ancak “cezaevinde kal” sloganını asla kabul etmeyeceklerini ifade ederek, “Hayat cezaevine sığmaz diyoruz. Çünkü cezaevlerinde 50-60 kişi bir arada ve hiçbir tedbir olmadan yaşamak zorunda bırakılıyor. Hayat cezaevine sığmaz ve hukukun üstünlüğü herkes için uygulanmalıdır. Düşman hukuku değil, insancıl hukuk istiyoruz. İnsancıl hukuk herkes için eşit olmasını emreder” diye konuştu.

Tasarının kutuplaşmayı derinleştireceğini ifade eden Beştaş, AKP’nin kendisine muhalif olanları “rehin” siyasetiyle cezaevinde tutmaya devem ettiğini belirtti. Bafra Cezaevi’nde 70 yaşındaki Mehmet Yeter’in korona virüsünden hayatını kaybetmesini “cinayet” olarak nitelendiren Beştaş, “Karşımızdaki güç AKP ve ortağı, ‘siyasi tutuklu yok’ diyor. Bu bir rehine politikasıdır ve bugün dünya büyük bir felaketle karşı karşıyayken afet, salgın mücbir sebep varken, bu rehine politikasına devam etmek katliam politikasında ısrar etmektir. Şu anda içerideki tutuklu ve hükümlüler iki şekilde rehinler. Bir AKP siyasetinin rehineleri durumundalar bir de Covıd-19’un rehineleri durumundalar. İkisine karşı da bu haksızlığı kabul edemeyiz” şeklinde konuştu.

‘AKP-MHP’NİN ÖZEL AFFI’

İnfaz düzenlemesinin özel af niteliği taşıdığını belirten Beştaş, şunları ifade etti: “Anayasanın 10’uncu maddesi, TCK’nin 35’inci maddesi, İçtüzüğün ilgili hükümleri gereğine göre, özel af yasasının kabul edilme oranı bellidir. Halka söylüyorum: 360 oyla bu yasayı kabul edebilirler. 360 oyun altında kimseye özel affı hiçbir iktidar ya da küçük ortaklarıyla getiremez. Bu özel aftır ve bu özel afla kendi yandaşlarını, kendilerine muhalif olmayanları cezaevinden çıkarmaya çalışıyorlar. Bu hazırlık yıllardır yapılıyor. Uzun süredir AKP’nin istediği, MHP’nin kabul ettiği bir taslağın, fırsattan faydalanarak önümüze getirilmesidir.”

‘İNFAZ SÜRELERİ DÜŞÜRÜLDÜ’

Düzenlemeyle birçok katliam failinin serbest kalacağının, yüzüne kezzap atılan Berfin Özek’in failinin de bu düzenlemeden faydalanacağını altını çizen Beştaş, gazeteci Aziz Oruç gibi birçok gazetecinin ve siyasetçinin cezaevlerinde kalmaya devam edeceğini belirterek, “İnfaz paketinde 53’üncü maddeye son dakika yapılan eklemelerle izinli sayılacak kişiler arasına cinsel suçlar ve kasten öldürmeden mahkum olanlar da eklendi ve infaz süreleri düşürüldü. Bu çok önemli bir şey. Şu anda korona salgını sebebiyle evde aile içi şiddete maruz kalan, binlerce kadını döven, katleden, tecavüz eden saldırganlar hiçbir tedbir alınmadan tekrar aynı eve gönderilecek. İşte bu konuda biz Münevver Karabulut’u hatırlatmak istiyoruz. Faili Cem Garipoğlu intihar etmemiş olsaydı, bu durumda o da izinli olacaktı ve evine gidecekti” dedi.

‘TABLO GİDEREK AĞIRLAŞIYOR’

Düzenlemenin kapsamının genişletilmesi gerektiğine vurgu yapan Beştaş, şöyle konuştu: “Bizim çağrımız bu özel affın 360 oranıyla, vekil sayısıyla kabul edilebileceği çağrımızı Meclis’te her an ifade edeceğiz. ‘Terörist’ dedikleri bizleriz, bu konuda muhalefet edenlerdir. AKP’ye muhalif olanların terörist ilan edildiği, dünya tarihinde en fazla mahkeme kararıyla terörist sayısının olduğu Türkiye’de tablo giderek ağırlaşıyor.”  (Mezopotamya Ajansı)