Rapora göre Türkiye ekonomisi bu yıl yüzde 5 küçülecek, işsizlik yüzde 17,2’ye yükselecek.

Uluslararası Para Fonu (IMF), korona virüs (Covid-19) salgınının küresel piyasalara benzeri görülmemiş bir “darbe” indirdiğini açıkladı.

IMF, Küresel Finansal İstikrar Raporu’nun Nisan 2020 sayısını “Küresel Finansal İstikrar Görünümü: Covid-19 Zamanında Piyasalar” başlığıyla yayımladı.

Covid-19 salgınının, tarihi bir zorluk yarattığına işaret edilen raporda, şubat ayının ortalarında, salgının küresel bir pandemiye dönüşmesine ilişkin korkuların başlamasıyla hisse senedi fiyatlarının daha önce görülmeyen seviyelere düştüğü hatırlatıldı.

Raporda, petrol fiyatlarının da küresel talebin zayıflaması ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ile OPEC dışı bazı ham petrol üreticisi ülkeler arasındaki anlaşmazlık nedeniyle düştüğü anımsatılarak, bu durumun da risk iştahını bozan nedenlerden biri olduğu aktarıldı.

PİYASA LİKİDİTESİ BOZULDU

Riskli varlıkların fiyatlarının düştüğüne ve borçlanma maliyetlerinin arttığına dikkat çekilen raporda, “Covid-19 salgını, küresel piyasalara benzeri görülmemiş bir darbe indirdi” değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, piyasa likiditesinin önemli ölçüde bozulduğu belirtilerek, salgının etkilerini kontrol altına almayı amaçlayan para ve maliye politikası eylemlerinin yatırımcı güvenini dengelediği ve piyasalardaki kayıpların kısmi olarak azaldığı aktarıldı.

Finansal koşullarda daha da sıkılaşma riski bulunduğuna işaret edilen raporda, gelişmekte olan ve öncü piyasa ekonomilerinin bir fırtına ile karşı karşıya olduğu bildirildi.

REKOR DÜZEYDE TERSİNE DÖNÜŞ

Raporda, “Gelişmekte olan ve öncü piyasalarda, rekor düzeyde keskin bir tersine portföy akışı yaşandı” ifadesi kullanıldı.

Dış borç finansman kaybının kredibilitesi düşük borçlular üzerinde baskı yaratmasının muhtemel olduğu belirtilen raporda, bu durumun borç yapılandırmalarında bir artışa yol açabileceği uyarısında bulunuldu.

BORÇ SIKINTISI

İşletmeler ve hane halklarının yüksek borçlanma seviyesinin ekonominin aniden durması nedeniyle borç sıkıntısına neden olabileceği aktarılan raporda, bankaların direncinin bazı ülkelerde büyük piyasa ve kredi kayıpları karşısında test edilebileceği kaydedildi.

Raporda, önceliğin insanların hayatını kurtarmak ve Kovid-19 salgınından en çok etkilenen kişilerle şirketleri desteklemek olduğu vurgulanarak, ekonomiyi desteklemek için mali, parasal ve finansal politikaların kullanılması gerektiğinin altı çizildi.

Uluslararası iş birliğinin bu olağanüstü küresel krizin üstesinden gelebilmek için önemli olduğu vurgulanan raporda, “Politika yapıcıların, finansal istikrarı korumak ve ekonomik faaliyetleri desteklemek arasındaki dengeyi sürdürmeleri gerekiyor” ifadesi kullanıldı.

TÜRKİYE YÜZDE 5 KÜÇÜLECEK, İŞSİZLİK TAHMİNİ YÜZDE 17

IMF, “büyük tecrit” nitelemesi yaptığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda, küresel ekonomik büyüme tahminini 2020 için yüzde 3,3’ten yüzde eksi 3’e, 2021 için yüzde 3,4’ten yüzde 5,8’e revize etti.

Bu yıl ABD’nin yüzde 5,9 ve Euro Bölgesi’nin yüzde 7,5 daralacağını öngören IMF, Çin’e yönelik yüzde 6’lık büyüme tahminini de yüzde 1,2’ye düşürdü.

IMF, Türkiye ekonomisinin ise bu yıl yüzde 5 daralacağını, 2021’de yüzde 5 büyüyeceğini öngördü. Rapora göre Türkiye’de işsizlik oranı ise yüzde 17,2’ye yükselecek. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 10 Mart’ta açıkladığı son hesaplamaya göre işsizlik Aralık 2019’da yüzde 13,7 seviyesine yükselmişti.

IMF’in raporunu yorumlayan eski Hazine Müsteşarı, iktisatçı Mahfi Eğilmez “IMF’nin 2020 tahminlerine göre ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, Kanada, Rusya, Brezilya, Meksika ve S. Arabistan resesyona girecek. İspanya, İsrail ve Yunanistan resesyonla deflasyon arası bir yerde olacak. Çin durgunluk yaşayacak. Türkiye ve İran slumpflasyona girecek.

SLUMPFLASYON NEDİR?

Enflasyon olgusu yaşanırken ekonomi küçülüyorsa o ekonomide slumpflasyon (enflasyon içinde küçülme) hali var demektir. Bu durum ekonomik krizlerin en zoru olarak nitelendiriliyor. Bir yandan enflasyonu düşürmek, bir yandan büyümeye geçmek, bir yandan bunlara eşlik etmesi büyük olasılık içinde olan işsizlik artışını engelleyip istihdamı artırabilmek birbiriyle çelişen hedeflerdir.

Ekonomist Mahfi Eğilmez’e göre uygulanacak politikanın zorluğuna göre kriz hallerini en kötüden daha az kötüye olacak şekilde sıralaması şöyle:

1-Slumpflasyon, 2-Depresyon, 3-Resesyon, 4-Deflasyon, 5–Stagflasyon ve 6-Enflasyon.

Kaynak: Duvar