Koronavirüslü yaşamımız dalgalı devam ederken, her ne kadar ‘infaz yasası’ masası deselerde karşımıza Alaattin Çakıcı affı çıktı. İçinden civcivler çıkmayacağına göre; katiller, erkek egemen sisteminde kadın öldürenler, gaspçılar, tecavüzcüler, hırsızlar ve bunlar gibi insanlar çıktı.

Bir de TBMM’de AKP ve MHP bu bir başarıymışçasına birlikte poz verdiler. Nede olsa ülkemizin kültür yapısını birlikte yansıtmış oldular.

Tek adam olan Erdoğan yıllar önce bir şiir okudu diye on ay ceza aldığını her yerde söyledi ve söylemeye devam ediyor. “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deniz Yücel’i soran Alman gazeteciye; ‘benim şiir okuduğum için hapse girdiğimi bilmiyorsun galiba. Ben düşünce özgürlüğünün ne olduğunu iyi bilirim’ dedi.”

Düşünce özgürlüğünün ne olduğunu bildiğine göre, Alaattin Çakıcı affı ile cezaevlerinde bırakılan yazarlar, bilim insanları, devrimciler, akademisyenler, avukatlar, HDP içinde yer alanlardan bazıları, başta Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ olmakla birlikte, muhalif gördüklerini cezaevlerinde tutsaklıklarının devamına karar vermiştir.Siyasi tutuklular için çağrı: İnfazda eşitlik yaşatır-VİDEO | Pir ...

AKP+MHP kendilerine partiyim deselerde Erdoğan’ın iki dudağı arasından çıkanları onaylayan bir kurumdur.

Bizlere düşen nedir? Devrimcilerin, liberallerin, tek adam düzenine karşı çıkan her kesimin birlikte cezaevlerinde kalanları ayırt etmeden özgürlüklerini istemektir.

Yoksa tek adam, iktidarını perçinlemeye devam edecektir. Öyle bir gün gelecek ki, CHP, İyi Parti, Saadet Partisi’nin izleri kalmayacaktır.

https://www.aksam.com.tr/guncel/erdogan-benim-siir-okudugum-icin-hapse-girdigimi-bilmiyorsun-galiba/haber-641009