HDP Kadın Meclisi, AKP-MHP’nin pandemiyi fırsata çevirdiğini, kadın yoksulluğunun ve şiddetin arttığına belirtti. Meclis, “Dayanışmamızı büyüteceğiz” mesajını verdi.

HDP Kadın Meclisi tarafından bugün yapılan yazılı açıklamada, “AKP-MHP faşist rejimi, insanların can derdine düştüğü bir süreçte, halkın ödediği vergiler ve devletin bütün olanakları ile sermayeyi ayakta tutma çabası içindedir. Açıklanan ekonomi paketlerinde; yoksullara, işçilere, emekçilere, işsizlere ve kadınlara dair neredeyse tek bir önlem yok. Bu sadece AKP iktidarının yönetim anlayışı değil, dünyanın pek çok ülkesinde de benzer yaklaşımlar sergileniyor. Kapitalist sistemin neden olduğu krizin faturası, emekçilere, kadınlara çıkarılmak istenmektedir” denildi.

1 MAYIS

Açıklamada öne çıkan bölümler şöyle:
“Erkek egemen kapitalist sistem; işçilere, emekçilere, kadınlara hiçbir çözüm önerisi sunmazken, diğer yandan herkes kendi önlemini alsın diyerek tüm sorumluluğu halka, özellikle de kadınlara yüklemektedir.
Pandemi döneminde ise erkek egemen kapitalist sistemi ayakta tutmak için, emek sömürüsü daha da arttı. Sermayenin yaşaması için işçileri ölüme terk etmekten, kadınları yoksulluğa mahkûm etmekten, ev içi kadın emek sömürüsünü arttırmaktan çekinmeyenlere karşı 2020 1 Mayıs’ında yine yan yana, omuz omuza olacağız. Ve biz HDP Kadın Meclisi olarak bu 1 Mayıs’ta, ‘Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz, özgürlüğümüz için Yaşasın Kadın Dayanışması, Yaşasın 1 Mayıs’ diye haykıracağız.

‘RANT VE SAVAŞ ARACINA DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORLAR’

‘Paralel devlet oluşturuluyor’ denilerek toplumsal dayanışma engellenmeye çalışılıyor. Bu, kendini toplumun sahibi, halkı da tebaası gören zihniyetin ta kendisidir. Kısacası AKP-MHP faşist rejimi, bu büyük salgını siyasi çıkara, ekonomik ranta ve savaş aracına dönüştürme çabası içine girerek, binlerce insanın ölümüyle sonuçlanan bu süreci bir kez daha fırsata çevirmenin gayreti içindedir.

‘KATİLLER BIRAKILDI, KADINLAR ÖLÜME SÜRÜKLENDİ’

AKP-MHP faşist iktidarı, kadın düşmanı politikaları ile biz kadınların yaşamını, haklarını ve kazanımlarını gasp ederek tehdit etmekte, emeğimizi, siyasal mücadelemizi, baskı ve zor kullanarak, etkisiz ve görünmez kılmak istemektedir. Cezaevlerinde halen aralarında kronik hastalıkları da olan binlerce kadın tutsak, salgına karşı korumasız bırakılırken; kadın katilleri, tacizcileri infaz yasasıyla serbest bırakıldı. Üstelik, kadına yönelik suç işleyen binlerce erkek hiçbir önlem alınmadan cezaevlerinden salındı.

EVDE ŞİDDET VAR HAYAT EVE SIĞMIYOR

‘Hayat eve sığar’ denildi ama o evlerde kadına yönelik şiddete karşı önlem alınmayarak, kadınlar virüs sebebiyle değil, erkek şiddeti ile ölüme terk edildi. Kadınların şiddet gördüğünde başvurdukları ‘ALO 183’ hattının şiddete karşı acil yardım hattı olmadığı salgın döneminde bir kez daha ortaya çıktı.

‘SALGIN KADINLARIN YOKSULLUĞUNU ARTIRDI’

Salgın öncesi zaten işsiz ve yoksul olan kadınlar salgınla birlikte derinleşen bir yoksulluk ve yoksunluğa mahkum ediliyor. Bir yandan ‘Evde kal’ çağrısı yapılırken işçi kadınlar, hiçbir önlem alınmadan, atölyelerde, fabrikalarda, hizmet sektöründe, tarlalarda çalıştırılıyor. Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı günlerde dahi kadın işçiler çalıştırılıyor. Kapitalizm ve pandemi süreci kadın yoksulluğunu daha da derinleştirdi.
Mülteci kadınların bu süreçte neler yaşadığı ise kamuoyundan gizleniyor.
Kadını eve kapatarak, şiddet, ev içi emek sömürüsü sarmalına sürükleyen erkek egemen kapitalist sistem, LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemini artırdı.

‘DAYANIŞMAMIZI BÜYÜTECEĞİZ’

Salgına ve salgın kadar tehlikeli AKP-MHP iktidarına karşı kadın dayanışmamızı büyüterek birbirimize ses, nefes olmayı sürdüreceğiz.
Kadın Meclisimiz, zorluklarının yanı sıra güçlü olanaklar sunan bu süreçte, örgütlülüğünü ve gelişen saldırılara karşı kadın dayanışmasını büyütme kararlılığı içerisinde olacaktır.
Geleceğimiz ve umudumuz olan genç kadınların Genç Kadın Meclisini büyütme çabası, mücadelemizi daha da güçlendiriyor, kadın özgürlük mücadelesinin öncülüğü bakımından umut vadediyor.
Pandemi döneminde de gerekli önlemlerimizi alarak örgütlülüğümüzü geliştirmek ve kadınlarla yan yana olmak için sokaklarda, mahallelerde, köylerde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kadın dayanışma ağlarımızı kurup; şiddet, yoksulluk karşıtı, işçi kadınların hakları eksenli mücadeleyi sokakta sürdüreceğiz.”

‘SÖMÜRÜYE, ŞİDDETE, İŞGALE KARŞI MÜCADELE’

HDP Kadın Meclisi, yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:
“Sağlık, gıda, enerji gibi zorunlu çalışma sektörleri dışında çalışan tüm kadınların ücretli izne çıkarılması, işten atmaların yasaklanması;
İşten çıkarılan, kayıtdışı, güvencesiz, ev eksenli çalışan kadınlar başta olmak üzere tüm işçilere, işsizlik ödeneği bağlanması;
ALO 183 hattının acil şiddet hattına dönüştürülmesi;
İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı kanunun uygulanması;
Salgın döneminde sığınak ve acil barınma ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla sığınak olarak kullanılabilecek mekan ve alanların sayısı ve kapasitesinin artırılması, sığınaklarda gerekli sağlık tedbirlerinin alınması;
Küresel salgın sona erene kadar, elektrik, su, doğalgaz, telefon, internet faturaları ve kira bedelinin devlet tarafından karşılanması, ücretsiz gıda yardımı yapılması;
Cezaevlerinin bir an önce boşaltılması, cezaevlerinden tahliye olan ya da olacak kadına yönelik şiddet uygulayan, uygulayabilecek kişilere yönelik denetimi sağlayacak mekanizmaların oluşturularak, kadınların şiddet ve katliamlardan korunması;
Suriye’ye yönelik işgal politikalarından, Güney Kürdistan’a yönelik saldırganlıktan vazgeçilmesi; için mücadele edeceğiz.”      (ANF)