Türkiye’de 58 ilde halk sağlığı başkanlığı var. 51’inin yöneticisi pratisyen hekim.

Koronavirüs salgınıyla halk sağlığının önemi ortaya çıkarken 81 kentin il sağlık müdürlerinden hiçbirinin “halk sağlığı uzmanı” olmadığı belirlendi.

58 ilde bulunan halk sağlığı başkanlıklarının 51’inde başkanlar pratisyen hekim. Sadece 7 başkan ve 9 başkan yardımcısı halk sağlıkçısı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de halk sağlığı hizmetleri başkanları pratisyen hekim.

İstanbul ve İzmir’in başkan yardımcılarının da pratisyen olduğu belirlendi. Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Tuğrul Erbaydar, “Hizmet sürecine bizim bilimsel katkımız eksik kalıyor. Karşılıklı bir kayıp söz konusu. Organizasyonsuzluk, koruyucu hekimlik anlayışına zarar verdi” dedi.

GÖREV TANIMI OLMAYAN ATAMALAR

Sena Yaşar’ın Cumhuriyet’te yer alan haberine göre Erbaydar, il sağlık müdürlükleri ve halk sağlığı birimlerine artık bir “görev tanımı” olmadan atamaların yapıldığına dikkat çekerek “Bir cerrahi kliniğinin yöneticisinin genel cerrah veya cerrahi uzman olması ne kadar doğal ise halk sağlığı ile ilgili hizmet yürütülen birimlerde de yöneticilerin halk sağlığı uzmanı olması gerekmez mi” diye sordu.

Erbaydar, atamalarda kişiye göre tercih yapıldığını belirterek “Sağlık Bakanlığı çevresinde ‘birlikte rahat çalışabileceğimiz arkadaşlar’ diye bir terminoloji var. Bu da seçilen kişinin mesleki gerekliliklere uygun davranmasından ziyade, kendisini oraya atayanlara göbek bağının oluşmasını doğuruyor. Oysa her yöneticinin, ulusal program çerçevesinde kendi alanında inisiyatif sahibi olarak çalışması gerekir. İnisiyatif yokluğu herkesi merkezden emir bekleyen memurlara dönüştürüyor” diye konuştu.

AYLAR SONRA ‘FİLYASYON’

Erbaydar, “Her şeyin merkezi karar mekanizmasıyla yürütüldüğünü görüyoruz. Bakanlık teknolojiden çok fazla yararlanıyor. Ama sahada, ilçede, yerel salgın yöneticilerinin aktif olarak yürütecekleri çalışmaların yerini o bilgi işlem sistemi tutmuyor. Ne kadar teknolojik sistem de kursanız, itfaiyenin merkez bürosundan yangını kontrol edemezsiniz. Aradan aylar geçtikten sonra sağlık bakanının ağzından ‘filyasyon’ sözcüğünü duymaya başladık. Oysaki halk sağlığı uzmanları olarak ocak ayında bunu söylemeye başlamıştık” dedi.

BAŞARI ORTADA

Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, “Yalnızca il sağlık müdürünün değil, bulaşıcı hastalıklar birimine bakan yöneticinin de mutlaka halk sağlığı uzmanı olması gerekir. Özellikle bulaşıcı hastalıklar şube müdürleri halk sağlığı uzmanı olan illerin pandemi yönetiminin daha başarılı olduğu çok açık bir gerçek” dedi.    (artigercek)