Salgına karşı mücadele eden sağlık emekçisi kadınların, çocukları ile iş arasında tercih yapmaya zorlandığı, bazılarının da risk nedeniyle eşleri tarafından eve alınmadığı öğrenildi.

Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi İş yeri Temsilcisi Başak Edge Gürkan, yaklaşan anneler günü öncesinde sağlık çalışanı kadınların bu dönemde yaşadıkları sorunları Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi. Salgına karşı sağlık çalışanı kadınların bir önlem olarak çocuklarından haftalardır ayrı olduğunu hatırlatan Gürkan, “Kadınlar hem çocuklarından ayrı kalmak, hem salgınla başa çıkmak hem de şiddete karşı mücadele etmek zorunda kaldılar” dedi.

‘HAMİLE OLAN KADINLAR AKTİF ŞEKİLDE ÇALIŞTIRILDI’

Sağlık Bakanlığı’nın çalışanlara ilişkin yayınladığı genelgeye değinen Gürkan, bu genelgede kadınlara izin verilmediği için çocuklarından ayrı kalmak zorunda bırakıldıklarını aktardı. Bakanlık tarafından tüm izinlerin yasaklandığını hatırlatan Gürkan, aralarında hamile olan kadınların aktif olarak çalıştırıldığını belirtti. “Genelgedeki düzenlemede, bekar anneler, engelli çocuğu olan anneler için bir düzenleme maalesef yoktu” diyen Gürkan, şunları söyledi:
‘ANNELER SEÇİME ZORLANDI’

“Süt izinde olan anneler de ücretsiz izne ayrıldılar. Maalesef anneler ücreti ya da çocuğu arasında bir tercih yapmak zorunda bırakıldılar. Ailesine ve çocuklarına bulaş taşıma riskinin, kadın sağlık çalışanlarında ciddi bir psikolojik baskı oluşturdu. Ben 5 yaşındaki oğlumu haftalardır sadece birkaç saat görebildim. Çocuklarımız da ayrı kalmanın yarattığı travmayı yaşıyorlar. Sağlık Bakanlığı’nın genelgesi kadın sağlık çalışanlarının, çocuklarının ve ailelerinin ciddi bir mağduriyet yaşamalarına sebep oldu.”

‘8 SAAT KULLANMAMIZ GEREKEN MASKEYİ 24 SAAT KULLANMAK ZORUNDA KALDIK’

İlk vakanın açıklanmasından hemen sonra Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi koruyucu ekipman konusunda sıkıntı yaşadıklarını aktaran Gürkan, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi’nde salgının ilk üç haftası pozitif hasta kabulü yapmadığı için kentteki diğer hastanelere oranla enfekte olan sağlık çalışanı sayısının az olduğunu belirtti. 60 yaş üstü bir hekimin bir süre yoğun bakımda kaldığını aktaran Gürkan, 8 saat kullanılması gereken maskeyi 24 saat kullanmak zorunda kaldıklarını ifade etti.

‘YATAK ÇOK AMA HEMŞİRE AZ’

Sağlıkta dönüşüm politikalarının salgın döneminde kadın çalışanlara yansımalarını da değerlendiren Gürkan, “Yıllardır sağlıkta dönüşüm, sağlıkta ticaret ölüm demektir diye mücadele ettik. Bugün bu söylediklerimizin sonuçlarını yaşıyoruz. Sağlık Bakanı hastaneleri övüyor ama personel azlığı konusunda diplerdeyiz. Yoğun bakım yatağın çok ama yoğun bakım hemşiren ne kadar” diye konuştu.

KADINA ŞİDDET SALGINDA DA SÜRDÜ: EŞİ TARAFINDAN EVE ALINMAYANLAR OLDU

Türkiye’de sağlık çalışanı kadın oranının yüzde 60’a yakın olduğunu söyleyen Gürkan, salgını ilk göğüsleyenlerin de kadınların olduğunu belirtti. Kadınların hem iş yerlerinde hem de ev içindeki bakım ve iş yükünün arttığını dile getiren Gürkan, “Bugün sahada olan bizlerin, evde hiçbir yükü azaltılmadı. Aksine salgının da evin de yükü bizlere bindirildi. İktidar sağlık çalışanı anneler için hiçbir çözüm üretmiyor. Bu dönemde kadın sağlık çalışanları salgınla mücadele ederken, diğer yandan da bir takım baskı ve mobbing yaşıyorlar. Oturduğu binada virüs taşıdıkları iddia edilerek atılmaya çalışılan arkadaşlarımız oldu. Eşi tarafından aşağılanan, eve alınmayan kadın sağlık çalışanları oldu. Yani salgın döneminde bile kadınlar için şiddet her yerde devam ediyor” diye yaşananları aktardı.

‘BAKANLIĞIN PERFORMANS ÖDEMELERİ İŞ BARIŞINI BOZUYOR’

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan performans ödemelerinin çalışanlar arasında iş barışını bozduğunu ifade eden Gürkan, “Bu performans sistemi adaletsiz bir sistem. Esnek çalışmaya geçilen yerlerde de sağlık çalışanlarının parasına göz dikildi. Esnek çalışılan günlerin nöbet parasından kesintiler yapıldı. Bu dönemde haklarımıza bir saldırı olmasını istemiyoruz. Taleplerimizin yerine getirilmesini istiyoruz” diye ifade etti.   (artigercek)