Yakarlar, öldürürler, tekbir getirirler, devlet oynattığı oyuna hiçbir şey olmamışçasına sinsi sinsi bakar. 2 Temmuz 1993’den, bugüne Sivas Madımak Oteli içimizi yakar durur.

Acılar, devletin eliyle gelenek haline getirmesiyle çıbana dönmüştür. Acılarla, acılara katlanarak yıllar geçti. Hiçbir acının suçluları ortaya çıkartılmadığı gibi Sivas Madımak Oteli katliamı da ortaya çıkartılmadı. O günün Koalisyon Hükümeti adeta bizlerle dalga geçen demeçleri oldu. O dalga 02 Temmuz 2020 yılında bile yüreğimize çarpa çarpa acıtıyor. Unutmuyoruz. Unutturmayacağız.

Koalisyon Hükümetini oluşturanların ve devlet makamında yer alanların birçoğu toprak altına girmiştir. Şuan yaşayanlarda vardır. Kesinlikle affetmiyoruz.

02 Temmuz 1993’ün gerçek suçluları ortaya çıkarılmalıdır. TC gerçekten barış ve birlikte yaşamayı istiyorsa yaptığıyla yüzleşmelidir. Şeriat isteyenlerle ve faşistler alttan alta planı yapanlar tarafından gaza getirilip, ateşe dönüşümleri sağlanmıştır. Yüzleşmelidirler.

Oralı buralı olmamız, ten rengimiz, anadillerimiz, Alevi olmamız ya da olmayışımız, bizi birbirimize düşman etmemelidir.

Artık yeter Sivas Madımaklar olmasın. Hiçbir can yakılmasın, öldürülmesin. Nefret söylemleri olmasın. Birlikte yaşayabiliriz. Hepimiz birer canız.

02.Temmuz 2020